| Tamam... Bina yönetimi, yerin henüz resmen kiralanmamış olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | حسناً، قال مدير المبنى أن الطابق لم يُستأجر رسمياً بعد |
| Ve benimle işbirliği yapmadığın için kaçarsa hayatın resmen sona ermiş demektir. | Open Subtitles | وإن تمكن من الهرب بسبب أنكِ لم تتعاوني معي فحياتكِ رسمياً انتهت |
| Hükümet, Avustralya yerlilerine uyguladığı sindirme politikasına 1973'te kuzey bölgesinde resmen son verdi. | Open Subtitles | تخلت الحكومة رسمياً عن سياسة الإستيعاب للأستراليين الأصليين في الأرض الشمالية في 1973 |
| Bayanlar ve baylar, başka sorusu olan yoksa sanırım konferansı resmen kapatabilirim. | Open Subtitles | أيها السيدات والسادة إن لم يعد هناك المزيد من الأسئلة فأعتقد أني سأنهي اللقاء رسميا |
| Artık resmen benim kuşum olduğuna göre sana evdeki kıdem sırasını anlatayım. | Open Subtitles | الآن وبينما أصبحت طائري بشكل رسمي دعني أطلعك على ترتيب التفضيل هنا |
| - Hayır, alkol beni etkilemiyor. resmen hiçbir şey hissetmiyorum. | Open Subtitles | كلا، الكحول لا يؤثر في أعني، حرفياً لا أشعر بشيء |
| Artik resmen bu dünyadaki en büyük jüri olduğuna göre, | Open Subtitles | حسناً و الآن بما أنك رسمياً أفضل حكم في العالم |
| Eğer benden kurtulduğu için mutluysa resmen dibe vurdum demektir. | Open Subtitles | إذا هي سعيدة للتَخَلُّص مِنْ ني، ضَربتُ رسمياً منخفض جداً. |
| Pekala, işte bu kadar. İstek alma işini resmen bırakıyorum. | Open Subtitles | حسناً ، طفح الكيل لقد توقفت رسمياً عن قبول المطالب |
| Eğer kapağı ben patlatmış olsaydım ellerimin mosmor olacağını resmen kabul ettiler. | Open Subtitles | إنها حقيقه رسمياً, أنه لو فجرت ذلك الباب لكانت يداي سوداء وزرقاء |
| Yarış sonuçları resmen açıklanana kadar... bahis biletlerinizi saklayınız. | Open Subtitles | تأكدوا من حمل تذاكركم حتى تعلن نتيجة السباق رسمياً |
| San Francisco belediye başkanı olarak resmen açıklayacağım. | Open Subtitles | الآن ,بصفتي محافظ سان فرانسيسكو أريد جعلة أمراً رسمياً |
| Artık resmen yarışmacı olmayabilirim ama bu yarışın her ayağını haber yapacağım. | Open Subtitles | و لكننى سأكمله ربما لا أظل مقيدة رسميا ً و لكننى سأكتب تقريرا ً عن كل قدم بالسباق |
| - Bu da demektir ki artık ordunun bir parçası olarak resmen varlığımızı sürdüremeyiz, ama burada nereye baksam her yerde silahlı adamlar görüyorum. | Open Subtitles | وهذا يعني رسميا اننا لم نعد موجودين كهيئة مسلحة مع ذلك أتطلع في كل مكان هنا اليوم أرى الرجال المسلحين |
| resmen rapor ediyorlar mı? | Open Subtitles | استعلم إن كانو يريدون أن يقدمو تقريرا رسميا |
| Yaklaşık 12 yıl önce belirtilerini göstermeye başladı, Ve 2005 yılında resmen teşhis edildi. | TED | بدأت تظهر عليه أعراض المرض قبل 12 عاماً، و تم تشخيص المرض بشكل رسمي سنة 2005. |
| Büyük bir adamın genç bir kıza dönüştüğünü gördüm resmen. | Open Subtitles | نعم، لقد رأيت رجلاً بالغاً يتحول حرفياً إلى فتاة مراهقة |
| Şimdi sizlerden, bizlere resmen yardım etmenizi istiyorum çünkü bunu tek başımıza yapamayız. | TED | والآن أودُ أن أطلب منكن رسميًا مساعدتنا، لأننا لن نستطيع القيام بهذا وحدنا. |
| Hatun o kadar güzeldi ki, ikisini yataktan resmen zorla çıkardım. | Open Subtitles | لقد كان يوماً جميلاً ووجب عليّ عملياً اجرٌّ الاثنان من الفراش |
| Ve madenciler, geçen yüzyılın başlarında burada resmen mum ışığında çalışdılar. | TED | وعمال المنجم في أوائل القرن الماضي كانوا يعملون، بضوء الشموع، حرفيا. |
| Sevgili çocuklar, Kıdemli General tarafından hemşire adayı olarak resmen kabul edilmeden önce ... yönerge ve hazırlıklar için beş gününüz olacak. | Open Subtitles | صغيراتي العزيزات، خلال خمسة أيّام ستحصلن على الإرشادات و الترتيبات .. قبل أن يتم إدخالكنّ رسميّاً للترشيح كراهبات من قبل الرئيس العام. |
| O kadar feciydi ki, sadece birkaç damlası yüzünden koca yemeği yiyemedim resmen. | Open Subtitles | انها حره جدا بعض القطرات فقط تقييمي للوجبه ككل غير صالحه للأكل عمليا |
| Ama burası farklı bir dünya resmen. | Open Subtitles | لكن هذا المربع السكني أشبه بعالم جديد مختلف |
| Tebrikler. Sen resmen karşılaştığım en ucube adamsın. | Open Subtitles | مبارك لك , فأنت رسميًّا أكثر شخص إثارة للقشعريرة رأيته في حياتي |
| Kendi tabiriyle, resmen işini ücretsiz yapıyordu. | TED | من كلماتها هي، كانت فعلياً تستغني عن تقديم خدماتها. |
| Bu arayış beni ressam Arakawa ve şair Madeline Gins'in çalışmalarına yönlendirdi, bu tür çevrelerin bizi resmen öldürdüklerine inanıyorlardı. | TED | وقادني هذا إلى عمل الفنانة أراكوا والشاعرة مادلين جينس، التي اعتقدت أن أنواع البيئات هذه تقتلنا حرفيًا. |
| Alacakaranlık Kuşağı'na resmen girmiş olduk. | Open Subtitles | حسناً .. يبدوا أننا دخلنا مرحلة الإنحطاط الرسمي |
| resmen olmayanlara gelince. | Open Subtitles | شئ واحد لم يحدث بشكل رسمى كان قنبلة لم تنفجر فى الساعة الثانية والنصف ظهرا |