| - Tekrar hapse girmek istemiyorum. - Hep bunu söylersiniz. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن ينتهي بى الأمر في السجن جميعكم تقولون ذلك |
| Herkesin sorununu çözeceğinizi söylersiniz, yapamadığınızda da onların hatası olur, çünkü siz asla yanılmazsınız. | Open Subtitles | تقولون أن بإستطاعتكم إصلاح مشاكل كل شخص وعندما لا تستطيعو فهذا خطأهم لانكم لا تخطؤن أبدا |
| Bazen söylemek istemediğiniz bir şey söylersiniz. | Open Subtitles | أحياناً تقولون شيءً أنتم في الحقيقة لاتعنونهُ |
| Şimdi ya bana ne yaptığınızı söylersiniz ya da hayatınızda göreceğiniz en büyük dört adamı sizi Pennsylvania Caddesi'ne kadar eşlik etmeleri için buraya çağırırım. | Open Subtitles | لذا اما أن تخبراني ماذا تفعلان هنا او ساحضر اربعة من اضخم الرجال يمكن ان تروهما ليرافقوكما الى الخارج. |
| Uğradığımı söylersiniz. | Open Subtitles | أخبره أنّني قد عرّجت إلى هنا. |
| Boşanmak üzere olduğunuzu söylersiniz. | Open Subtitles | يمكنك أن تقولي أنك كنت تودين الحصول على الطلاق |
| Size deli olmadığımı söylesem de siz, tüm delilerin aynı şeyi söylediğini söylersiniz. | Open Subtitles | أعلن أنني لست مجنون أنت سوف تقول كل المجانين يقولون نفس الشيء |
| Size anlatırdım ama küçük çapta olduğunu söylersiniz diye düşündüm. | Open Subtitles | كنتُ لأخبركم لكنكم ستقولون بأنهُ إحتيالٌ بسيط |
| Ayarın yok. Aklınıza gelen ilk şeyi söylersiniz. | Open Subtitles | لا يوجد موانع، تقولون أول ما يخطر ببالكم |
| Nasıl söylersiniz, "helâ"? | Open Subtitles | كيف تقولون "حوض الإستحمـام"؟ |
| Tabii, siz Munk'çılar hep aynı teraneyi söylersiniz. | Open Subtitles | - نعم أنتم جميعاً تقولون نفس الهراء . |
| Bunu daha düzgün nasıl söylersiniz şimdi söyleyin bana: | Open Subtitles | لمَ لا تخبراني كيف أقول وبشكل صحيح: |
| Mücevherin nerede olduğunu bana söylersiniz bizde tası tarağı toplarız. | Open Subtitles | تخبراني بمكان الجوهرة وسنلم حاجياتنا |
| Düşündüm de, benim evime gelirseniz bir şey gördüğümde ne gördüğümü size söylerim siz de bana ne anlama geldiğini söylersiniz. | Open Subtitles | لقد خطر ببالي، ربما إذا أتيتما إلى منزلي... إذا رأيت شيئاً ما، فبإمكاني ان أخبركما بما أراه، ويمكنكما وقتها أن تخبراني بما تعني رؤيتي هذه. |
| Uğradığımı söylersiniz. | Open Subtitles | أخبره أنّني قد عرّجت إلى هنا. |
| Buna üzgün olduğunuzu söylersiniz ama eninde sonunda bu aileniz ve ülkeniz için yapılacak en iyi şeydir. | Open Subtitles | يمكنك أن تقولي أنك تألمت بسبب هذا لكن في النهاية انه أفضل شيء لعائلتك وبلدتك |
| Size katil olmadığımı söylersem siz de, tüm katillerin aynı şeyi söylediklerini söylersiniz. | Open Subtitles | وأنا أخبرك بأنني لست قاتلاً وأنت سوف تقول كل المجرمين يقولون ذلك |
| - Ailenize söylersiniz. | Open Subtitles | - ربما ستقولون لوالدكم أو أمكم ؟ |