| İçeri girdik ve en başta sohbetimiz gerçekten iyi gitmiyordu ama o bir sürü yemek sipariş ediyordu. | TED | و ذهبنا، و منذ البداية لم ننسجم محادثتنا لم تحلق بعيدا، لكنه كان يطلب الكثير من الطعام. |
| Sana sandviç yapayım. Bir sürü yemek arttı. | Open Subtitles | .سأصنع لكي شطيرة .لقد بقي الكثير من الطعام |
| Bir sürü yemek artığı var. Yemek artığı sever misin? | Open Subtitles | لديّ الكثير من الطعام القديم- هل تحبين الطعام القديم ؟ |
| Bir sürü yemek var ve eğlence ve sürprizler. | Open Subtitles | لدينا طعام كثير و مرح و مفاجآت |
| Bir sürü yemek pişirdim. | Open Subtitles | لقد طهيت طعام كثير |
| Açsan dolapta bir sürü yemek artığı var. Biraz peynir aldım, birazda lahana turşusu ama sakın sandviçime dokunma. | Open Subtitles | إن كنت جائعاً فستجد بقايا الطعام في البراد |
| Açsanız, bir sürü yemek var. Komşular getirdi. | Open Subtitles | لو كنت تشعر بالجوع، يوجد الكثير من الطعام لقد أحضر لنا الجيران طعاما |
| Böyle şeylerde her zaman bir sürü yemek olur ve konukların yarısını tanımazlar. | Open Subtitles | هذه الاشياء دائما لديهم الكثير من الطعام وهم لا يعرفون نصف الضيوف على كل حال |
| Hatta annem şu an bir sürü yemek hazırlamış, sofrada beni bekliyor olabilir. | Open Subtitles | بالحقيقة، أمي عادةً ما تطبخ الكثير من الطعام وهي تنتظر قدومي الآن |
| Ne yapacağımızı bilmediğimiz bir sürü yemek ve paramız olacak. | Open Subtitles | سيكون لدينا الكثير من الطعام لدرجة أننا لن نعرف ما سنفعل به |
| Sarah teyzeniz her şeyin temiz ve kusursuz olmasını sever bu yüzden adını bile telaffuz edemeyeceğiniz bir sürü yemek yapar. | Open Subtitles | ولهذا السبب أنها تعد الكثير من الطعام الذي لا يمكنكِ معرفته. |
| Isıtabileceğiniz bir sürü yemek var. | Open Subtitles | هنالك الكثير من الطعام تستطيعون تسخينه |
| Bir sürü yemek yapacağım geç kalma. | Open Subtitles | سأطبخ الكثير من الطعام لا تتأخر.. |
| Bir sürü yemek artıyor. | Open Subtitles | نحن نحصل على الكثير من الطعام الزائد .. |
| Mutfakta bir sürü yemek var. | Open Subtitles | يوجد الكثير من الطعام في المطبخ |
| Edie, bir sürü yemek almışsın. | Open Subtitles | (إدي)، ذلك طعام كثير. |
| O pikniğe bir sürü yemek götürüldü! | Open Subtitles | لقد أُخذ الكثير من الطعام في الرحلة |