| Ayrıca Ticaret Odası'nın Noel süsleme sorumlusu olmuştu. | Open Subtitles | كان رئيساً لغرفة التجارة ولجنة تزيين أعياد الميلاد |
| En iyi kısmı da, bize kek süsleme dersi verecek,.. | Open Subtitles | وأفضل مافي هذا وجدت لنا متعة ، جلستين بسعر معقول لتعليم تزيين الكعك |
| Kaveriyama süsleme için okula gitti. | Open Subtitles | كافيرياما ذهبت للمدرسة من أجل عمل الزينة |
| Sadece tüm zamanımı süsleme ve paketleme için koşuşturmak ve bu yüzden Noel'den zevk almamak istemiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط لن أقضي كل وقتي في الجري حول الزينة والأوراق وأصبح تعيسة أنا لا أستمتع بالكريسماس |
| süsleme mahareti onun parmak uçlarında, Ben sersemlemiştim. | Open Subtitles | إن خصائص التزيين على أطراف أصابعها، انني ذهلت |
| Geçen yıl süsleme yapmadık biliyorum. | Open Subtitles | اعلم اننا لم يكن لدينا زينة العام الماضى لكن |
| Birbirimizi tanımak ve tatil ruhuna bürünmek için ağaç süsleme partisinin hoş olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ريتشل نعم أعتقد بأن سيكون من الجميل بان نحظى بحفلة لتزيين الشجره لكي كما تعلمي |
| süsleme yapmalıyız ve kendi Gizli Santa yapmalıyız. | Open Subtitles | ينبغي علينا ان نقوم بالتزيين و يجب أن نصنع سر سانتا الخاص بنا |
| Sen, süsleme rapçi ve havalı asyalı adam. | Open Subtitles | أنت، مغني الراب النقش و غي الآسيوية بارد. |
| Politik açıdan doğru anlaşılmış yeşil temalı Noel Ağacı süsleme Yarışının ikincileri: | Open Subtitles | المرشحون الثلاثه في الصحيح سياسياً العنوان الأخضر مسابقة تزيين |
| süsleme yarışında tekrar değerlendirme yapıldı ve asıl kazanan sensin. | Open Subtitles | كان هنالك إعادة فرز الأصوات على مسابقة تزيين الشجرة و تبين بأنك فزتي بالحقيقه |
| Luigi, unutma, kıvırcık salata bol olmaz. Aşırı süsleme gereksiz. | Open Subtitles | تذكر " لويجي " الخس لا يسبح لا أريد تزيين مبالغاً |
| Ağaç süsleme ve kardan adam şarkıları olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | تزيين عيد الميلاد وبناء رجل الثلج؟ |
| Engel oluşturuyorlardı, kira anlaşmasına göre koridorlarda süsleme yasak. | Open Subtitles | طبقاً للعقد بين المالك والمستأجر... فلا يحقّ له تزيين الردهة بأكملها. |
| Pardon. Tulum süsleme masası ne tarafta? | Open Subtitles | المعذرة، أين منطقة تزيين الملابس؟ |
| Süslemeleri teslim edecek olan adam olmalı. Erkek model süsleme sipariş etti. | Open Subtitles | لابد أنه رجل التوصيل أحضر الزينة. |
| Birkaç süsleme almıştım. | Open Subtitles | أذاً فقط إشتريتُ بَعض الزينة. |
| Gelecek sefere daha az süsleme, tamam mı, Maurice? | Open Subtitles | قلّل من الزينة في المرة القادمة أفهمت يا (موريس)؟ |
| Ben süsleme işini kendimden alıp size verdim. | Open Subtitles | هذا هو الموضوع أنا وضعتكم مسئوليين عن التزيين |
| Bu akşam büyük bir süsleme var. Gönüllüler aranıyor. | Open Subtitles | التزيين الكبير الليلة, كل المتطوعين مرحب بهم |
| Yani cinsel organ çevrende süsleme yok. | Open Subtitles | إذا فلا توجد لديك زينة في منطقة العانة. |
| Görsel etkiyi artirmak için hazirlanmis yemek tabaginin... veya içkinin yanina konan süsleme. | Open Subtitles | تستخدم لتزيين أو تجميل وجبة طعام أو شراب وزيادة التأثير البصري. |
| süsleme yapacak kimse yoktu. | Open Subtitles | لم يكن أحد ليقوم بالتزيين |
| Olaya girdiğin an bu süsleme repçi. | Open Subtitles | وهذا هو المكان الذي تأتي فيه، مغني الراب النقش. |