| Eğer böyle bir şey olursa son yakıtımızı en yakındaki gezegenler sistemine sıçramak için kullanacağız. | Open Subtitles | ... في حالة حدث ذلك ...فسنستخدم اخر كمية وقود لدينا للعبور الي اقرب مسار كوكبي |
| Bu kadar kısa sürede yeniden sıçramak. | Open Subtitles | للعبور ثانية بسرعة |
| Filo sıçramak üzere. | Open Subtitles | الأسطول مُستعد للعبور |
| Yani Brainiac Kara'yı zamanda sıçramak için kullanıp gezegenin patladığı yere geri dönmüş. | Open Subtitles | إذاً (برينياك) استخدم (كارا) للقيام بقفزة زمنية للعودة لليوم الذي انفجر به الكوكب |
| Zorlu tırmanışlarda daima, devam edebilmek için bir noktadan, sonraki noktaya sıçramak zorunda kalınan yerler olur. | Open Subtitles | التحديات التي تقابل المتسلقين دائماً تكون عندما تكون الطريقة الوحيدة للمتابعة هي ان تقوم بقفزة... من منطقة تمسك بها الى اخرى |