| Öğlen, Sınırdaki markette buluşalım. | Open Subtitles | لاقيني بعد ظهر اليوم عند الحدود في المركز التجاري عند المخرج |
| 22 Temmuz gecesi Sınırdaki cinayet konusunda herhangi bir yorum yapmak ister misiniz? | Open Subtitles | أو هل تريد التعليق على الجريمة التي حصلت عند الحدود في ليلة الـ 22 من تموز |
| 22 Temmuz gecesi Sınırdaki cinayet konusunda herhangi bir yorum yapmak ister misiniz? | Open Subtitles | أو هل تريد التعليق على الجريمة التي حصلت عند الحدود في ليلة الـ 22 من تموز |
| Öncelikli hedef sayılmaz ama İç Güvenlik Bakanlığı, dün Sınırdaki eyaletleri bir terör saldırısı konusunda uyarmıştı. | Open Subtitles | ليس تماما جهة واحدة مستهدفة لكن وزارة الدفاع أصدرت تحذيرا من الهجمات الإرهابية للمناطق الحدودية يوم أمس |
| Sınırdaki eyaletler Güney'e katılırdı. Savaşı da kaybederdik, Birlik'i de. | Open Subtitles | بعدها كانت الولايات الحدودية ستتخطى الكونفدراليين وكنا سنخسر الحرب مع الإتحاد |
| Sınırdaki tüm bağlantılarım onu arıyor, fakat hiç kimse onu görmemiş. | Open Subtitles | جميع من أعرفهم على الحدود بحثوا عنه، لكن لم يشاهده أحد |
| Sınırdaki ajanlarımız, bizi olabildiğince çabuk almak için trafiği yönlendiriyorlar. | Open Subtitles | ليبق الجميع بهذا الممر. عملائنا عند الحدود يلوحّون بالمرور لإرشادنا ما أمكنهم. |
| Sınırdaki ajanlarımız, bizi olabildiğince çabuk almak için trafiği yönlendiriyorlar. | Open Subtitles | ليبق الجميع بهذا الممر. عملائنا عند الحدود يلوحّون بالمرور لإرشادنا ما أمكنهم. |
| Sınırdaki ispanyollarla görüşmeden önce barutu burada saklayabiliriz. | Open Subtitles | سنخبأ البارود هناك الى واصل مع المشترين الاسبان عند الحدود |
| Sınırdaki ispanyollar ile buluşmaya gidiyorum. | Open Subtitles | سوف اذهب لاقابل الشترين الاسبان عند الحدود |
| Bana Sınırdaki eyalet polislerini ver John, Sınırdaki eyalet polislerini. | Open Subtitles | (فلتمدنى بقوات خيّالة عند الحدود، (جون خيّالة عند الحدود |
| Sınırdaki mülteci krizi büyümeye başlıyor. | Open Subtitles | أزمة لاجئين تتنامى عند الحدود |
| Sınırdaki bağlantılarına! | Open Subtitles | و أوصاله عند الحدود! |
| Lütfen, eğer bunu duyarsan Sınırdaki benzin istasyonunda buluşalım. | Open Subtitles | رجاءً، إن سّمعت هذا قابلني عند محطة الوقود الحدودية |
| Sınırdaki Hontiya bölgesine koruyucu akın düzenlendi. | Open Subtitles | أثناء فترة قانون السلام وكان هناك هجوم على الأراضي "الحدودية لـ "هون |
| Sınırdaki tiplerle bir çok problem yaşayabilirsin. | Open Subtitles | سنواجه الكثير من المشاكل .مع أولئك الحمقى على الحدود .صحيح |
| Sınırdaki bir çaıtşmadan dönüyorduk. | Open Subtitles | حسنٌ، كنا عائدين من بعض المناوشات على الحدود |