| Bütün bu saçmalıklardan artık vazgeçtiniz, değil mi? | Open Subtitles | و مروركم من خلال كل هذة التفاهات هل هذا صحيح؟ |
| Tamam. Artık bütün bu saçmalıklardan kurtulmak için parfüm kullanmalıyım. | Open Subtitles | حسناً، الآن أنا أحتاج لمزيل عرق لأغطّي تلكَ التفاهات. |
| Evet, bunu saçmalıklardan kaçış olarak görüyorum. | Open Subtitles | أجل أرى هذه استراحة من التفاهات |
| Yaptığım bütün saçmalıklardan sonra sürekli özür dileyip durduğumu biliyorum. | Open Subtitles | أعرفُ أني دائماً أقول أني آسِف عن كُل ذلكَ الهُراء الذي أنجّرُ فيه |
| - Niye? Bütün bu saçmalıklardan bıktım. | Open Subtitles | لقد تعِبتُ من كل هذا الهُراء |
| Biraz önce bana söylediğin saçmalıklardan bahsedeyim deme. | Open Subtitles | لا تذكر حتى تلك السخافات التي قلتها لي قبل قليل |
| Seni fazla dikkate almamıştım Yüce Tanrım, ama oralardaysan bil ki bıktım bu saçmalıklardan. | Open Subtitles | إننى لم أكن يوما عبدا مخلصا لك... يا إلهى، ولكن إذا كنت فى السماوات، فأنا قد مللت من هذه السخافات. |
| ...ok işaretlerinden ve bütün bu saçmalıklardan! | Open Subtitles | الأسهم وكل هذه التفاهات اللعينة |
| Joanna, ben bu duygu dolu saçmalıklardan hoşlanmam. | Open Subtitles | (جوانا)، لست معنياً بهذه التفاهات |
| Bu saçmalıklardan bir tanesi. | Open Subtitles | أعتقد أنها واحدة من تلك السخافات - |