| Salma. - Salma demek istiyor ki erkeklerimiz yeterince kazanıyorlar. | Open Subtitles | -سلمى ماذا يا سلمى ، يحصل رجالنا عل نقود كفاية |
| Ama Salma seninle konuşmamı istedi, bu yüzden buradayım. Her neyse, ben gitmek zorundayım. | Open Subtitles | لكن سلمى طلبت مني أن أتحدث معك ، لذلك جئت لك |
| Eğer Salma'nın resimleri metro istasyonlarında varsa o zaman birileri onu tanıyıp, polise ihbar edebilir. | Open Subtitles | إذا كانت صورة سلمى في محطات القطار لابد أن شخص ما تعرف عليها وأتصل بالشرطة |
| Muhtemelen Salma Hayek'in göğüslerinin çok büyük olduğunu da zannediyordur. | Open Subtitles | ثديي سلمى حايك كبيران جدا و لهذا جعلتهم يقببلونه كحالة على اي حال |
| Salma Hayek gibi görünmeye çalışabilirsin. Fakat gerçekte öyle olmazsın. | Open Subtitles | يمكنني المحاولة أن أكون سلمى حايك) لكن لن يحدث ذلك) |
| Ama Salma'nın bedenini burada tutamayız. | Open Subtitles | لكن لا يمكن أن نبقي جثة سلمى هنا |
| Geleceğin Salma Hayek'i olabilirsin. | Open Subtitles | أعتقد إنك ستكونين سلمى حايك القادمة |
| Tıpkı Salma Hayek gibi, tabii bıyıksız hali. | Open Subtitles | نعم ، إصدار "سلمى حايك" وايضل بدون الشارب |
| Bilmiyorum, İskoç ve Salma Hayek havası. | Open Subtitles | لا اعلم مثل اسكوتلندية مع ، سلمى حايك |
| - Ben de. Sen Salma Hayek'din. | Open Subtitles | وأنا أيضا، لقد كنتي سلمى حايك |
| Salma Hayek Meksika'da mı? Yoksa İspanya'da mı yaşıyor? | Open Subtitles | أتعيش (سلمى حايك) في (المكسيك) أم في ( أسبانيا)؟ |
| Şu aktris, Salma Hayek şeklinde bir Piñata inşa etmemde bana yardım eder misin? | Open Subtitles | هل تظن بأنه يمكنك مساعدتي في بناء الدمية المملوؤة بالحلوى تصنع على شكل ممثلة تدعى (سلمى حايك)؟ |
| Sadece okuduğuna bakarak Salma Hayek'i görmedim. | Open Subtitles | (لم أرَ (سلمى حائك بينما تلك الفتاة تقرأ |
| Hiçbir şey anlamadım, Salma. | Open Subtitles | أنا لا أفهم ، سلمى |
| Salma eve geldi. | Open Subtitles | جاءت سلمى هنا. كانت مرعوبة |
| Salma onun senin arkadaşın olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | سلمى قالت بأنك صديقتها |
| Onu tanımıyorum, ama onunla ilgili Salma'dan duymuştum. | Open Subtitles | -كلا لا أعرفه ، لكن سمعت عنه من سلمى |
| Salma onunla görüşmeye gitmişti. Ona her şeyi anlatmış olmalı. | Open Subtitles | ذهبت سلمى لمقابلتها .. |
| Ama Salma benim karımdı. | Open Subtitles | لكن سلمى كانت زوجتي |
| Hem Salma'nın hem de Hakil'in cesedi polisin elinde. | Open Subtitles | جثث سلمى وعقيل الآن مع الشرطة |