| Sanırım bunun anlamı burada biraz daha takılacaksın. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا يعني أنكِ ستبقين وقتاً أطول هنا |
| Sanırım bunun neden olduğunu biliyorum... ve açıklayabilirim. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا هو ما يعرف عن وأستطيع أن أشرح. |
| Sanırım bunun canlı bir internet şovu olduğunu söylediğimde korktun. | Open Subtitles | حسنا، أعتقد أن هذا فقط لأنني كنت خائفا عندما قلت لك كان هذا المعرض الويب الحية. |
| Sanırım bunun 150 yıllık Çin ile bir ilgisi var. | Open Subtitles | و أعتقد أن ذلك سببه الأقداح الخزفيه العتيقه |
| Sonuçta moral konuşması işe yaramıştı ve artık o sakinliği hissediyordum. Bir de Sanırım bunun nedeni Jonathan'ın 13 yaşında olmasıydı | TED | اكتشفت أن تلك المحادثة القصيرة قد آتت أُكلها، وغمرني شعور بالهدوء. أعتقد أن ذلك يعود إلى أن جوناثان كان في الثالثة عشرة من عمره. |
| Sanırım bunun acelesi yok. | Open Subtitles | حسناً أعتقد أن ذلك ليس مستعجلاً |
| Eveet, Sanırım bunun zorluk derecesi iki. | Open Subtitles | حسنا، أعتقد أن هذا هو نقطتين عن صعوبة. |
| Sanırım... Bunun zamanı değil. | Open Subtitles | حسنًا، لا أعتقد أن هذا وقت مناسب |
| Hayır. Sanırım bunun adı aptalca davranmak. | Open Subtitles | لا أنا أعتقد أن هذا تصرف غبى |
| Sanırım bunun yardımı olabilir. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا قد يساعد |
| - Sanırım bunun faydası oluyor. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا يساعدك |
| Sanırım bunun yardımı dokunur. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا سيساعدك |
| Sanırım bunun kaynağı... | Open Subtitles | ...أعتقد أن هذا ترسب منذ |
| Sanırım bunun için sevgiline şükretmem gerekiyor. | Open Subtitles | أعتقد أن ... هذا بفضل خليلك. |
| Sanırım bunun anlamı kulüpteyim. | Open Subtitles | حسنا, أعتقد أن ذلك يعني أنني قُبلت |
| Sanırım bunun acelesi yok. | Open Subtitles | حسناً أعتقد أن ذلك مستعجلاً |
| - Sanırım bunun anlamı... - Ne dediğini biliyorum. | Open Subtitles | ...أعتقد أن ذلك يعني- أعرف ما قالته- |
| (Gülüşmeler) Sanırım bunun önemi yok. | TED | (ضحك) أعتقد أن ذلك لا يهم |