| Hayır, sadece seninle konuşması gerektiğini söyledi. Onu hala aramadın, değil mi? | Open Subtitles | لا، لقد قال إنه يريد التحدث معك لقد أتصلت به، أليس كذلك ؟ |
| Helen, uyan. Telefonda bir adam var. seninle konuşması gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | هيلين ، استيقظي هناك رجل على الهاتف يقول انه في حاجة الى التحدث معك |
| seninle konuşması gerektiğini söyledi | Open Subtitles | وقال انه يريد التحدث معك لأجل سبب ما,أفهمتِ؟ إنتبهِ إلي خطواتك |
| Sakıncası yoksa bir dostumun seninle konuşması gerek. | Open Subtitles | ثمة صديق ليّ يود التحدث معك حقاً، إن كان ذلك مناسباً؟ |
| Phoebe'nin seninle konuşması gerek. Giyinme odasında. | Open Subtitles | يَحتاجُ فويب للكَلام معك في غرفةِ الملابس. |
| Washington'dan birilerinin seninle konuşması gerekiyor. | Open Subtitles | بعض الأشخاص في العاصمة يريدون التحدث معك |
| Dışarıda, seninle konuşması gerektiğini söyleyen | Open Subtitles | هناك من يقول أنه يريد التحدث معك |
| Ron Lummer ile konuşuyorum. seninle konuşması gerekiyormuş. | Open Subtitles | معي رون لامر ويقول أنه يريد التحدث معك |
| Afedersin şef Sıska sarışın seninle konuşması gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | النحيفة الشقراء تريد التحدث معك |
| Ve seninle konuşması ona iyilik getirmeyecek. | Open Subtitles | و التحدث معك لن يكون مفيداً |
| seninle konuşması gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | ... يقول أنه يريد التحدث معك... |
| Bayan Meacham arıyor. seninle konuşması gerekiyormuş. Harika. | Open Subtitles | سّيدة (ميتشم) على الهاتف وتود التحدث معك |
| seninle konuşması gerek. | Open Subtitles | إنها ترغب في التحدث معك. |
| Araya girdiğim için özür dilerim ama müsait olduğunda Mark'ın seninle konuşması gerek. | Open Subtitles | عذراً لمقاطعتكما لكن يريد (مارك) التحدث معك عندما تكون متفرّغاً. |
| Reade şimdi geldi ve seninle konuşması gerekiyor. | Open Subtitles | لقد عاد (ريد) للتو ويحتاج إلى التحدث معك |
| Adı Teis ve seninle konuşması gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | اسمه (تايس), قال أن عليه التحدث معك |
| seninle konuşması gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | يَقُولُ هو يَحتاجُ للكَلام معك أوه. |
| Catherine'in seninle konuşması gerekiyormuş. | Open Subtitles | يَحتاجُ كاثرين للكَلام معك. |