| Hepimiz yarın ölebiliriz, öyleyse neden hâlâ nefes alırken bir şeyleri sevmiyoruz? | TED | قد نموت غداً، لذا، لماذا لا نحب الأشياء بينما لا نزال نتنفس؟ |
| Çok fazla teknoloji kullanıyoruz ama aslında teknolojiyi çok sevmiyoruz çünkü yıllardır bize bir sürü sorun çıkartıyor. | TED | وبالتالي نشتغل بتكنولوجيا كثيرة، لكننا لا نحب التكنولوجيا فعلا، لأنها تسبب لنا الكثير من الوجع في عملنا على مر السنين. |
| Vergileri hiç sevmiyoruz. | Open Subtitles | . الضرائب ، لا نحبها |
| Hmm. Hangimiz sevmiyoruz ki tatlım? | Open Subtitles | ألسنا كلنا نحبها يا صغيري؟ |
| Biz onları sevmiyoruz, onlar da bizi sevmiyorlar! | Open Subtitles | نحن لانحب المجرمين وهم يبادلوننا الكره |
| Onu bir saat önce sevdiğimiz gibi sevmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نحبه بنفس المقدار الذي كنا نحبه به منذ ساعة ماضية |
| Tamam, onları sevmiyoruz. Şahsen, ben de sevmiyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم بإننا لا نحبهم أنا لا أحبهم شخصيًا |
| Aynı tarz filmleri sevmiyoruz, hatırladın mı? | Open Subtitles | لا نحبّ نفس الأنواع من الأفلام، أتذكر؟ |
| Bu kelimeyi kullanmayı sevmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نَحْبُّ أَنْ نَستعملَ تلك الكلمةِ. |
| Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz. | TED | وبعد كل هذا ، لدينا في هذا البلد ذلك الإنشغال بحيث لا نحب أن نتحدث عن مشاكلنا تلك. |
| DH: Çok zor olduğundan değil, sadece biz çalışmayı sevmiyoruz. | TED | دان هولزمان : الامر ليس بهذه الصعوبة .. الا اننا لا نحب التدرب كثيرا |
| Bisiklet üzerindeki kızgın çocuk hikâyesinden milyonlarca vardır ve sırf kahramanlarını sevmiyoruz diye veya yetimhaneden alıp eve getirdiğimiz çocuk o değil diye, onların hikâyelerini göz ardı edemeyiz. | TED | هناك مليون طفل مثل طفل الدراجة الغاضب ولا نستطيع تجاهلهم لأنه وببساطة لا نحب أنصارهم أو بسبب أنه ليس الطفل الذي نرغبُ في إحضاره للمنزل معنا من دار الأيتام. |
| Hayır, biz sevmiyoruz. | Open Subtitles | لا ، نحن لا نحبها |
| (Kahkahalar) Ve biz, onları plastik sevmiyoruz aynı şekilde telefonumu pek sevmiyorum-- Ben, bilgiyi bu şekilde elde etmeyi istemiyorum. | TED | (ضحك) ولا نحبها مصنوعة من البلاستك، وبنفس الطريقة فلست حقا أحب هاتفي بذلك القدر .. فليس هكذا أريد أن أختبر عالم المعلومات |
| - Birbirimizi sevmiyoruz... - Ben seni severim. | Open Subtitles | - انظر , نحن نعرف أننا لانحب بعضنا |
| Çünkü biz de Ray'i sevmiyoruz. | Open Subtitles | لأنه كما تعلمين ! نحن لانحب (راي) أيضاً |
| Kimmy'nin müstakbel eski kocası. Onu pek sevmiyoruz. | Open Subtitles | إنه سيكون زوج "كيمي" السابق، إننا لا نحبه |
| Tavullia'da onu pek sevmiyoruz. | Open Subtitles | "نحن لا نحبه كثيرا هنا في "طافويا |
| Onu senin kadar sevmiyoruz. | Open Subtitles | لن نحبه بهذا الشكل |
| Onları sevmiyoruz sanıyorlar. | TED | يعتقدون أننا لا نحبهم. |
| Muhtemelen aynı melodileri bile sevmiyoruz. | Open Subtitles | نحن على الأرجح لا نحبّ نفس الإيقاعات |
| Frank bize boktan hediyeler aldığı için mi Noel'i sevmiyoruz sanıyorsunuz? | Open Subtitles | تَعتقدُ بأنّنا لا نَحْبُّ عيد الميلادَ ' حَصلَ سببُ فرانك علينا هدايا shitty؟ |