| - Niye seninle birlikte olduğunu soracaktır. Asla orada olmamalıydı. | Open Subtitles | سيسألك لماذا كانت بصحبتك ما كان ينبغي أن تتواجد هناك |
| Herhangi bir ilerleme kaydedip kaydetmediğini soracaktır. | Open Subtitles | سيسألك إن حقّقت أيّ تقدّم |
| Üstad Yip Man, neden Wing Chun öğrenmek istediğini sana kesin soracaktır. | Open Subtitles | الماستر (يب مان) سيسألك "لماذا تريد أن تتعلم الـ"وينغ تشان ماذا ستقول له؟ |
| Matt Bai'en bahsediyoruz. Neyi sormayacağını ona zorlatamayız. Ve bunu soracaktır da. | Open Subtitles | هذا مات باي، لا يمكن أن نملي عليه ما يسأل، كما أنه مؤكد سيسأل. |
| soracaktır demiştim. | Open Subtitles | أخبرتك بأنه سيسأل |
| Sırf seni faka bastırmak için, hiç düşünmediğin sorular soracaktır. | Open Subtitles | سيطرح أسئلة لم تخطر أبداً بذهنك لكي يجعلك تخفقين |
| Katie ile çalıştım ve çocuk aldırmayı soracaktır | Open Subtitles | لقد عملت مع كاتي، وأعلم انها ستسأل عن الاجهاض |
| Açıkçası, "eğer" diye bir şey yok. Mutlaka soracaktır. | Open Subtitles | حَسناً، "إن سألك" سيسألك بالتأكيد |
| Fischer kesinlikle kiminle yattığını soracaktır. | Open Subtitles | بالتأكيد سيسأل (فيشر) عن الأشخاص الذين نحظى بعلاقة معهم |
| - Kız arkadaşına soracaktır kesin. | Open Subtitles | -بالتأكيد سيسأل صديقته بشأن الرسالة |
| Nedenini soracaktır. | Open Subtitles | سيسأل عن السبب |
| Adam sana bir sürü soru soracaktır. | Open Subtitles | سيطرح عليك العديد من الأسئلة |
| Onlara bir çok soru soracaktır. Gelin. | Open Subtitles | سيطرح عليهما الأسئلة، تعالا |
| Ayrıca kimin nerede yatacağını soracaktır. | Open Subtitles | كما أنها ستسأل عن ترتيبات النوم. |