| Sen razı göstermediğin sürece Stephanie'ye evlelilik teklifi yapmayacağım. | Open Subtitles | لن أطلب يد ستيفاني للزواج حتى أحظى بموافقتك. |
| Laird, Stephanie'ye evlenme teklifi etmek için... asla benim iznime ihtiyacın yoktu. | Open Subtitles | ليرد، لم تكن تحتاج لموافقتي أبداً. كي تطلب يد ستيفاني للزواج. |
| Ve Trent'in tırnağı Stephanie'de olduğunda göre Trent'in de Hayalet Katilin kurbanlarından biri olduğunu teyit edebilirim. | Open Subtitles | وبما أنّ ظفر (ترينت) كان في يد (ستيفاني)، يمكنني تأكيد أنّ (ترينت) أحد ضحايا "القاتلة الشبح". |
| Normal olabilmek için Stephanie'ye yaklaşmak istedin değil mi? | Open Subtitles | للاقتراب من باول ستيفاني في سعيك للحياة الطبيعية؟ |
| Stephanie'nin vücudundaki izlerle birebir uyuşuyor. | Open Subtitles | هناك علامات على الجسم ستيفاني في نمط بالضبط من ذلك قلادة. |
| - Polise rapor verdiği zamanda Stephanie'nin binasında kimlerin olduğunu... | Open Subtitles | - لقد تم تحديد جميع ركاب آخرين في بناء ستيفاني في ذلك الوقت من اختفائها |
| Stephanie Los Angeles'da bir McNamara Vakfı bağış etkinliği düzenlemişti. | Open Subtitles | كانت (ستيفاني) في (لوس أنجلس) لإستضافة حدث خيري لمؤسسة (ماكنامارا). |
| havuzda yüzen Stephanie. | Open Subtitles | هذه ستيفاني في حوض السباحة |
| Hadi. Stephanie'nin toplanmasına yardım edelim. | Open Subtitles | هيا، لنساعد " ستيفاني " في حزم اغراضها |
| Stephanie'yi tüm cinayet mahallerine bağlamayı başardım. | Open Subtitles | إستطعتُ وضع (ستيفاني) في كلّ مكان جريمة. |