| - Su aygırları. - Afrika'nın en öldürücü hayvanlarıdır. | Open Subtitles | أفراس النهر أكثر الحيوانات دموية في أفريقيا |
| Su aygırları filizlenen otlara doğru ilerliyor. | Open Subtitles | تشقّ أفراس النهر طريقها نحو المراعي اليانعة |
| Karada gece boyunca otladıktan sonra bu Su aygırları, günü serinletici sularda geçirmek üzere buraya geliyor. | Open Subtitles | بعد ليلة من الأكل على اليابسة، تعود أفراس النهر لتقضي ساعات النهار في المياه الباردة. |
| Su aygırları enfeksiyon nedeniyle ölebilir ancak bu genç erkek hayatta kalacak kadar formunda. | Open Subtitles | قد يموت فرس النهر من الجروح الملوّثة لكن هذا الذكر الصغير بخير وسينجو |
| Dişi Su aygırları toplanmış bile. | Open Subtitles | تتجمّع إناث فرس النهر في أفضل البقاع |
| Su aygırları havuzda belirli bir yere gelince kımıldamadan durup, bekler. | Open Subtitles | عندما تصل أفراس النهر لبقعة محدّدة في البركة، لا يحرّكون ساكناً، وينتظرون. |
| Balıklar için Su aygırları, seyyar bir kafeterya gibidir. | Open Subtitles | بالنسبة للسمك، تعتبر أفراس النهر مطاعم متنقّلة. |
| Su aygırları bundan keyif alıyor gibi görünüyorlar. | Open Subtitles | يبدو أن أفراس النهر تتمتع بهذا الحسّ. |
| Su aygırları çikolatayı sever. | Open Subtitles | أفراس النهر تحب الشكولاتة |
| - Su aygırları için. - Su aygırları için. | Open Subtitles | في حالة وجود أفراس النهر |
| ...Su aygırları da dahil. | Open Subtitles | بما فيها أفراس النهر. |
| Domatesler güzel, olgun ve kırmızıyken bir gece ansızın, nehrin öte yakasından 200 su aygırı ortaya çıktı ve bütün her şeyi yediler (Gülüşmeler) Ve biz Zambiyalılara diyorduk ki: "Aman Allah'ım, Su aygırları!" | TED | لمَّا نضجت الطماطم واحمرّ لونها خرج من النهر قرابة مئتي فرس بحر، ودون سابق إنذار، والتهمت كل شئ. (ضحك) فقلنا للزامبيين، "يا إلهي، أفراس النهر!" |
| Mini golf sahalarındaki Su aygırları gibi. | Open Subtitles | إنها مثل لعبة فرس النهر في الجولف ( عندما يفتح فرس النهر فكه .. يسقط اللاعب الكره فيه ) |