| Dean, ikinizi tüm şirket biliyor. | Open Subtitles | بريدجت؟ دين .بحقك الشركة كلها تعلم بأمركما أنتما الاثنان |
| Jesse yöneticiyi aradı ve dakikalar içinde tüm şirket, personel sicili kayıtlarıyla buradaydı. | Open Subtitles | جيسي اتصل هاتفيا بالمدير وخلال دقائق الشركة كلها كانت هنا ومعهم سجلاتهم |
| Sonra tüm şirket beğendi. | Open Subtitles | ثم أعجبت الشركة كلها. |
| Bu işi ciddiye almadığım için tüm şirket sona geliyordu | Open Subtitles | لهذا جمعت الشركة بأكملها لأننا لا نأخذ الأمر بمحمل الجد |
| Yılda bir kez büyük bir toplantıyla tüm şirket bir hafta boyunca bir araya geliyor. | TED | نعقد اجتماعًا كبيرًا مرة في السنة حيث تجتمع الشركة بأكملها لمدة أسبوع. |
| tüm şirket bu olay yüzünden mahvoldu. | Open Subtitles | الشركة بأكملها تعرضت للإحراج بسبب هذة الحادثة |
| tüm şirket üzerine kumar oynadı. | Open Subtitles | لقد رهن الشركة بأكملها على ذلك |
| Tae, tüm şirket çapında tahsilâtta birinci sırada! | Open Subtitles | (تاي) وضع أولاً في المجموعات في الشركة بأكملها. |