Allah kahretsin, inşallah annemin tabaklarından biri değildi. | Open Subtitles | اللعنة , يستحسن ألا يكون هذا إحدي أطباق أمي |
Bu sefer servis tabaklarından birini kırdılar. | Open Subtitles | لقد كسروا واحداً من أطباق التقديم هذهِ المرة، و مع وجود العشاء الأسبوع المُقبل |
Selam şişko, elbisenden dışarı fışkırıyorsun! Hala başkalarının tabaklarından yemek çalıyor musun? Burada ne arıyorsun? | Open Subtitles | يا سمينة أنتِ تخرجين من ملابسك هل لازلتِ تسرقين الطعام من أطباق الآخرين؟ ماذا تفعلين هنا؟ |
Kadın bahşiş için çalışıyor. Başkalarının tabaklarından kazıdığı arta kalan yemeklerle hayatta kalıyor. Hayır. | Open Subtitles | المرأة تعمل لتحصل على البقشيش وتعيش على بقايا الطعام، وتنظّف صحون الآخرين |
Evet ama başkalarının tabaklarından yiyin demedi. | Open Subtitles | لكن ليس من صحون الآخرين |
Düğün tabaklarından birini daha kırdım. | Open Subtitles | لقد كسرت أحد صحون الزواج |
Birbirinizin tabaklarından yiyebilir... | Open Subtitles | أو تأكلوا من أطباق بعضكم البعض.. |
Bu halk tabaklarından birini çevirmeye başlarsak... Bu gerçekten muhteşem, bu gerçekten insanları güçlendirir fakat bu durumda, eğer o yöre halkı tabağını öğrenme tabağıyla birlikte çevirirsek ve sonra da bunu iş tabağıyla birlikte çevirirsek işte o zaman gerçek bir gösterimiz olur, seyre değer bir tiyatromuz olur. | TED | إذا بدأنا بغزل واحد من أطباق المجتمع تلك، فإن ذلك سيكون عظيم حقا، إذ سيبدأ باستثمار طاقات الناس، ولكن إذا استطعنا غزل طبق الجمهور مع طبق التعليم، ومن ثم مع طبق التجارة، أصبح لدينا عرض حقيقي هناك، أصبحنا نملك مسرح عمل. |