| Artık birbirimizi tanımamız için dünyadaki bütün zamana sahibiz. | Open Subtitles | الآن لدينا كل الوقت لنتعرف على بعضنا البعض |
| Birbirimizi tanımamız için gerçekten de ne yeri ne de zamanı. | Open Subtitles | انه ليس حقا الوقت أو المكان الأنسب لنتعرف على بعضنا |
| Depodaki o utanç verici ilk randevudan sonra, bu bizim birbrimizi daha yakından tanımamız için bir şans. | Open Subtitles | حسا , هذه هى الفرصه لنتعرف على بعض اكثر من هذا بعد اللقاء الغريب فى المستودع |
| Emma'ya bu akşam ben bakacaktım ama yengeçli hamur kızartmasını seven Chloe birbirimizi daha iyi tanımamız için beni evine çağırdı. | Open Subtitles | أعلم أنه كان دوري مع (إيما) لهذه الليله ولكن (كلوي) ذات الكعكه قامت بدعوتي لنتعرف على أحدنا الآخر بشكل أفضل |