| İşte yine karşımızda rüşvetçi bir hergele var ki onu da alaşağı edeceğiz, ...başka bir tanesi çıkıverecek, sonra bir tane daha. | Open Subtitles | إنّه مجرّد حلقة أخرى في سلسلة طويلة من الفسدة السافلين ذلك ما تعرفين، نُطيح به، ويظهر واحد آخر فجأة، على نحو متكرّر |
| Zorlukları çözümlere dönüştürmeden önce bir tane daha, maymunlar ve elmalarla ilgili olan. | TED | واحد آخر قبل أن نقلب التحديات إلى حلول، يتعلق بالقردة والتفاح. |
| Hepsini bilseydin bile, bilmediğin bir 50 tane daha vardır. | Open Subtitles | حتى لو عرفتيهم كلهم فسيكون هناك 50 آخرين لم تعرفيهم |
| Tanrım, ben ne yaptım? Burada dört tane olduğundan emindim. Bir tane daha olmalı. | Open Subtitles | أنا متأكده من غنهم كانوا أربعة هناك واحد أخر |
| Hayır, sen uyurken telefon ettiler ve bir tane daha lazım dediler. | Open Subtitles | لا بينما أنت كنت نائم قالوا أنهم إحتاجوا واحدة آخرى |
| DH: Al bunu da -- BF: Evet, bir tane daha geliyor. | TED | دان هولزمان : خذ هذه ..باري فريدمان : واحدة اخرى ايضا |
| Eğer bir ateş sesi duyarsanız, derhal gidin. Bir tane daha. 9 dakika kaldı. | Open Subtitles | لو سمعت اى طلقات غادرى فورآ واحد اخر متبقى 9 دقائق |
| Onu en hizli olucak sekilde ayarladim, ve simdi bir tane daha ayni sekilde ayarlayacagim. | TED | لقد ضبطته على أسرع إيقاع، و سأقوم الآن بأخذ واحد آخر قد ضبط على نفس الإيقاع. |
| İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var. | TED | اذاً, هذا واحد. وهناك واحد آخر قمت بدراسته. |
| Kılıfında bir tane daha var. Onu kullan. Ya da kaybol. | Open Subtitles | لديك واحد آخر في جرابك لتستخدمه أو لتبتعد |
| Mağazadaki adam bir tane daha önerdi. Bunu sen de seversin. | Open Subtitles | الرجل في المتجر أراني واحد آخر أنت ستحبه |
| Şimdi varsa sorularınızı alayım. Sen, ondan sonra bir tane daha. | Open Subtitles | سأقبل بالأسئلة إذا كانت لديكم أنت ، وبعدك واحد آخر |
| Aslında daha iyi durumda olan bir tane daha var. | Open Subtitles | في الحقيقة، هناك واحد آخر ذلك قريبا لأَنْ يُعْمَلَ. |
| Disarida olacağim. Bu sekeri yemezsen, döndüğümde sana 5 tane daha vereceğim. | Open Subtitles | سوف اذهب لغرفة اخرى اذا لم تأكل الحلوى سأعطيك خمسة آخرين منها |
| Birini öldürdük, ama en azından bir tane daha var. | Open Subtitles | نحن قتلنا واحد,لكن علي الأقل هناك واحد أخر |
| Eşsiz bir gece yarattığımızı sanıyordum ama meğer birkaç kilometre ötede bir tane daha varmış. | Open Subtitles | فقط كنت أعتقد أننا أخترعنا ليلة فريدة من نوعها ثم تبين أن هناك واحدة آخرى على بعد بضع أميال |
| Bekleyin, bir tane daha aldım bu arada. | Open Subtitles | حصلت على واحدة اخرى.اعتقد ذلك. انتظرى فقط. |
| Paul, United. Sanırım bir tane daha var. Şu anda vericisini kapattı. | Open Subtitles | بول، أعتقد أن لدي واحد اخر هذا الرجل أغلق جهاز إرساله |
| Bir tane daha, lütfen. Ee, biri "sopalama" işine nasıl girer? | Open Subtitles | كأس آخر من فضلك كيف ينتقل الشخص إلى التفتيش بالمطارات إذاً؟ |
| Bana bir tane daha verirler. | Open Subtitles | أعني إنهم سيصدّرونني واحداً آخر لكن المشكلة هي |
| Hat gitti, efendim. Atlantik'te iki tane daha gemi var. | Open Subtitles | أنقطع الخط يا سيدي رصد جسمان آخران فوق المحيط الأطلنطي |
| Eğer hep böyle olacaksa, yarın sana bir tane daha alırım. | Open Subtitles | إن كان الأمر كذلك سأشتري واحدا آخر في الغد |
| Fakat bu gece, düşündüğümden bir tane daha fazla barbarı yok edeceğim. | Open Subtitles | ولكن هذه الليله حصلت على واحد أكثر وحشيه مما اعتقدت |
| Sonra bir rapor daha su yüzüne çıktı ve bir tane daha. | TED | وبعد ذلك ظهر تقرير آخر مشابه، وآخر غيره. |
| Bak, bir tane daha var. "Lütfen yemek için Bayan Dorn'u arayın. | Open Subtitles | أنظرى دعوى أخرى من فضلك أتصل بالسيدة دورن , بخصوص العشاء معنا |
| Bir tane daha üzümlü puding yiyeyim mi? | Open Subtitles | أيمكنني الحصول علي واحدة أخري , بالزبيب؟ |
| Bu arada dün sabah eşikte o zarflardan bir tane daha buldum. | Open Subtitles | أوتعلم؟ لقد وجدتُ ظرفاً آخراً على عتبت بابيّ صباح اليوم |