| Harika. Seni başka hiçbir şeyi yapamadığı şekilde toksinlerden arındırıyor. | Open Subtitles | رائع، يساعدك على التخلص من السموم و لن يعرف أحد |
| Vücudu tüm o pislik ve toksinlerden arındırıyorsa buna değiyordur sanıyorum. | Open Subtitles | حسناً، أظنّه مفيداً، لو كلن يخلّص الجسم من تلك السموم والشوائب. |
| Perhiz yapmamız gerektiğini çünkü vücutlarımızın tüm toksinlerden kurtulup yenilenmesinin en hızlı yolunun bu olduğunu söylediler. | Open Subtitles | كانوا يريدونا أن نصوم لانهم قالوا انها اسرع طريقة للتخلص من السموم و نبدأ حياة جديدة |
| toksinlerden arındırır ve sistemi temizler. | Open Subtitles | إنه مزيل للسموم ومطهر النظام الجسدي الآن هي اللحظة الحقيقية |
| Biraz süt iç, toksinlerden arındırır. | Open Subtitles | اشرب بعض الحليب. إنه مضاد للسموم. |
| toksinlerden kurtulmak için birebir. | Open Subtitles | إنّه كوخ التعرّق، إنّه مفيدٌ في التخلّص من السموم |
| toksinlerden arınmayı başardı ve benimle çalışmaya yeni başlamıştı ki yakayı ele verdi. | Open Subtitles | لقَد تمكن من التخلّص من السموم وكان قد بدأ بالعمَل معي |
| İki, her sabah ve akşam yoga yap ve eski en iyi arkadaşlarınla basçılara karşı beslediğin tüm negatif duyguları kovarak vücudunu toksinlerden temizle. | Open Subtitles | ثانياً, أعمل يوغا كل صباح ومساء وأطهر جسمي من السموم بإبعاد كل المشاعر السلبية حيال أصدقائي المفضلين الذين تركتهم والعازفون على آلة الباس. |
| Kendini geçmişinden ve toksinlerden temizliyorsun. | Open Subtitles | أنت تطهري نفسك من الماضي ومن السموم |
| toksinlerden arındırdığını söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك أنها تطرد كل السموم |
| Vücudu toksinlerden arındırır. | Open Subtitles | ويخرج كل تلك السموم |