| Şu yukarıdaki pencere, akşam güneşinin kırmızı mavisiyle ışıldıyor, ...ve ışık nasıl da duruyor upuzun kolonların etrafında. | Open Subtitles | تلك النافذة فوق هناك، مضاءة بـ أحمر وأزرق بإختراق شروق الشمس وكم العربات الخفيفة حول الأعمدة الطويلة |
| upuzun günlere ve uykusuz gecelere nasıl dayanacağım? | Open Subtitles | كيف نتحمل فترة ما بعد الظهر الطويلة التي تذهب عميقاً في الليل |
| Krillitaneleri en son gördüğümde upuzun boyunları haricinde tamamen bizim gibi görünüyorlardı. | Open Subtitles | -كانو يبدون مثلنا، ما عدا رقابهم الطويلة |
| O upuzun gece boyunca hiçbir şey yapmadık mı sanıyordunuz? | Open Subtitles | هل كنت سأترك هذه الفرصة تمر خلال، هذا الليل الطويل جداً؟ |
| upuzun kışlardan sağ salim çıkmamızı sağlayan, mermiler değil. | Open Subtitles | ليست.. ليس الرصاص ما أبقانا أحياء خلال الشتاء الطويل |
| upuzun kirpiklerini de ondan almışsın. | Open Subtitles | ولديكِ أيضاً رموشها الطويلة التي تخبل |
| O lanet olası upuzun bacaklarını kullan. En iyi silahların onlar. | Open Subtitles | استخدم رجليك الطويلة كأفضل سلاح |
| Zekiydi, güzeldi ve upuzun bacakları vardı. | Open Subtitles | كانت ذكية، جميلة، -وكانت تملك تلك الأرجل الطويلة |
| "upuzun boynumla, ağaçların üzerinden her şeyi görebilirdim." | Open Subtitles | حتى أرى ما فوق الأشجار برقبتي الطويلة |
| "upuzun boynumla, ağaçların üzerinden her şeyi görebilirdim." | Open Subtitles | حتى أرى ما فوق الأشجار برقبتي الطويلة |
| Hepimiz bu havaalanı sırasında takıldık kaldık. Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor! | TED | كلّنا عالقون في هذه الصفوف ! كل تلك الصفوف الطويلة تريد صعود الطائرة ! |
| upuzun kirpikleri vardı. | Open Subtitles | كانت لديها تلك الرموش الطويلة |
| Binlerce not defteri, kara tahtaya yazılmış upuzun bir sayı var. "3185296..." | Open Subtitles | آلاف دفاتر الملاحظات وبعض رسومات الأرقام الطويلة على اللوحة "3185296..." |
| Hepimiz Yüzbaşı Alden'a uzun, upuzun süren hizmeti için teşekkür ederiz. | Open Subtitles | كلنا نرحب بعودة (جون الدن) للوطن بعد خدمته الطويلة والطويلة |
| Benim upuzun hayatım bile Sefiller için çok kısa. | Open Subtitles | أخترت أن لا أراها. حتى دورة حياتي الطويلة جداً هي أقصر من أن أضيعها على مشاهدة (البؤساء) |
| upuzun saçlarıyla, rahatsız edici sesiyle ışık yayardı. | Open Subtitles | لقد كانت مشرقة للغاية مع شعرها الطويل و صوتها الأجش |
| İki basamak altta, upuzun bir denizci dürbünüyle oturur. | Open Subtitles | بهذا التلسكوب البحري الكبير الطويل |
| Sadece etrafta yatıp, hiç çalışmayıp kafanda hiç bir dert olmayıp upuzun, gösterişli hippi saçların olacaktı! | Open Subtitles | فقط مستلقي في الأرجاء هنا بدون عمل. بدون أي اهتمام داخل رأسك... المليء بشعر "الهيبي" الفاخر الطويل! |
| Kafamda upuzun, gösterişli hippi saçlarım olacak! | Open Subtitles | رأسي ملئ بشعر "الهيبيز" الفاخر الطويل! |
| 469)}Ahmakların hikayesi öndeki yarışçılar upuzun dağ yoluna girdi. yani su tedarik noktasına doğru ilerliyor. REDLINE popülerliğinden hiçbir şey kaybetmedi. | Open Subtitles | بالتسابق بروح قتالية المجموعة المتصدرة قد دخلت المنعطف الطويل و في الوقت الحالي ، وحدات المتابعة قد انتقلت للمحطة المائية حتى بعد حربين بين الكواكب لايزال (الخط الأحمر) الاكثر شعبياً بين الناس |
| upuzun yol için. | Open Subtitles | للطريق الطويل |