| Dün onu uyardın bulduğum sarı saçtan bahsettiğim zaman. | Open Subtitles | لقد قمتِ بتحذيره بالأمس عندما تحدثت عن خصلة الشعر الشقراء |
| Kötü alışkanlıklarım hakkında her zaman beni uyardın. | Open Subtitles | دوماً حذرتني بأنّ طرقي الشريرة ستنقلبُ عليّ. |
| Galiba her şeye rağmen gidip onları uyardın. | Open Subtitles | على الارجح انك قد ذهبت حذرتهم على اي حال |
| Ama bizi Ian hakkında uyardın ve biz seni dinlemedik. | Open Subtitles | المقصود هو أنك حذرتنا من إيان ولم نصغي لك |
| - Ben buldum. - Chino konusunda uyardın mı? | Open Subtitles | أنا وجدته - هل حذرتيه بشأن تشينو؟ |
| - Onu uyardın. | Open Subtitles | لقد حذرته |
| Sen... beni uyardın. | Open Subtitles | فعلتي. لقد حذرتيني |
| Onu bir şekilde uyardın. | Open Subtitles | لقد قمتِ بتحذيرها بطريقة ما |
| Yapma lütfen. Beni defalarca uyardın ve beni kovmak için sebebin var. | Open Subtitles | أرجوك لقد قمت بتحذيري عدة مرات و لم تصلي إلى فصلي أعتقد أننا كلتينا تعرفان |
| Gelmemesi için uyardın. | Open Subtitles | نعم ، لقد رأيتنا وقد قُكت بتحذيره |
| - Nasıl oldu bilmiyorum ama onu uyardın. | Open Subtitles | لقد قمتِ بتحذيره ،لا أعلم كيف ...ولكنكِ قمتِ بتحذيره |
| Onu uyardın değil mi? | Open Subtitles | قُمتي بتحذيره ، أليس كذلك ؟ |
| Beni uyardın... ama ben dinlemedim. | Open Subtitles | لقد حذرتني وانا.. انا لم استمع |
| Merrick sende. Beni uyardın. Dinlemedim ve üzgünüm. | Open Subtitles | لقد حذرتني لم استمع إليك,انا اسف |
| - Tamam. Tamam beni uyardın. | Open Subtitles | حسناً لقد حذرتني |
| Onlara bizim aileden bahsettin... yani, bizim ailemiz hakkında onları uyardın mı? | Open Subtitles | .هلأخبرتهمأن. أقصد , هل حذرتهم من عائلتنا؟ |
| Takip edenler konusunda uyardın mı peki ? | Open Subtitles | هل حذرتهم حتى ينتبهوا في الملاحقه؟ |
| Sen üzerine düşeni yaptın. Bizi uyardın. Şimdi bize ihanet etmeyeceğine söz verir misin? | Open Subtitles | حسنا أنت قمت بواجبك و حذرتنا الآن يجب أن تعدني |
| - Onu uyardın mı? | Open Subtitles | -هل حذرتيه ؟ -ماذا ؟ |
| - Sen uyardın. | Open Subtitles | - .لقد حذرته |
| - Beni Keeler'a hiçbir şey yapmamam konusunda uyardın. Ben de tavsiyene uydum. | Open Subtitles | لقد حذرتيني بأن لا أفعل أي شيء لـ (كيلر) لقد أخذتُ بنصيحتكِ. |
| O zaman beni neden uyardın? | Open Subtitles | إذاً لِمّ تقوم بتحذيري ؟ |
| Şüpheli olduğu konusunda uyardın, Bu da ona arabasını yakması için fırsat verdi. | Open Subtitles | حذّرته أنّه مُشتبه به، ممّا منحه فرصة لإحراق سيّارته. |
| - Bu konuda kimseyi uyardın mı? | Open Subtitles | هل حذرت اي شخص من هذا ؟ |