| Gidemezsin. Çok fazla insanı uyarmalıyız. Polis buna asla izin vermeyecektir. | Open Subtitles | لن تتمكنى، يجب أن نحذر أناس كثيرون الشرطة لن تسمح بذلك |
| Suikastçısı bana bir ziyarette bulundu. Knox'ı uyarmalıyız. | Open Subtitles | كلفت قاتلا مأجورا بزيارتى يجب أن نحذر نوكس |
| Marcheaux, Gaston ve Grimaud ile müttefikse o zaman Kraliçe'yi uyarmalıyız. | Open Subtitles | إذا كان مارشو متحدا مع غاستون وغريمو إذن علينا تحذير الملكة |
| Eğer bir istila ile karşı karşıyaysak, halkımızı uyarmalıyız ki duruma hazırlıklı olsunlar. | Open Subtitles | إن كنّا نواجه غزو ما فيجب علينا تحذير شعوبنا حتى يستعدوا |
| Kızıl Ekibin üyelerini bulup, onları uyarmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نجد أعضاء الفريق الأحمر و نحذرهم. |
| - Öyleyse onu uyarmalıyız. | Open Subtitles | إذاً يجب أن نحذرها |
| Suikastçısı ziyaretime geldi. Knox'u uyarmalıyız. | Open Subtitles | كلفت قاتلا مأجورا بزيارتى يجب أن نحذر نوكس |
| Buradan çıkıp, Roadhouse'a gitmeli ve insanları uyarmalıyız. | Open Subtitles | ، علينا أن نخرج من هنا ، نذهب إلى الحانة و نحذر الناس من هذا |
| Sistemdeki diğer aileleri uyarmalıyız. | Open Subtitles | حسنا علينا أن نحذر الأهالي الباقيين في نظام الرعاية |
| Gitmeliyiz. - Arkadaşlarımı uyarmalıyız. | Open Subtitles | نعم, انه يحمل الجثث, علينا تحذير اصدقائي |
| Yine de ana hatta kuzeye doğru giden her treni uyarmalıyız. | Open Subtitles | ما زلنا نحتاج تحذير كلّ القطارات المتجة شمالاً بالسكة الرئيسيّة |
| - İngiliz hükümetini uyarmalıyız. | Open Subtitles | حسناً، يجب علينا تحذير الحكومة البريطانية. |
| Onları uyarmalıyız. Comlink'i aç. | Open Subtitles | علينا ان نحذرهم تخلى عن قناة الاتصال |
| Onları uyarmalıyız. Söylemeliyiz! | Open Subtitles | يجب ان نحذرهم يجب ان نحذرهم |
| Onu dışarı çıktığında uyarmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نحذرها عندما تخرج |
| - Onu uyarmalıyız. - Polisi arayacağım. | Open Subtitles | يجب أن نحذره - سأتصل بالشرطة - |
| Yamaçtan aşağı doğru gidiyor. Gelin, onu uyarmalıyız. | Open Subtitles | إنه ذاهب لأسفل المنحدر هيا بنا, علينا تحذيره |
| Onları uyarmalıyız! Savaş sona ermedi! Koşun! | Open Subtitles | تحرّكوا، هيّا، علينا تحذيرهم لمْ تنتهِ الحرب |
| Bağımsız kolonilerin liderlerini tehlikede olduklarına dair uyarmalıyız. | Open Subtitles | نحن بحاجة لتحذير قادة المستعمرات المستقلة دعهم يعرفون أنهم جميعا في خطر |
| Belki de tavandaki çürümüş zemin hakkında onu uyarmalıyız. | Open Subtitles | ربما عليكِ تحذيرها بشأن أرضية السقف الهشة |
| Donanma Bakanı'nın ofisini bu adamın arayabileceğine dair uyarmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نقوم بتحذير مكتب وزيره البحريه هذا الشخص قد يتصل بهم |
| - Gidip buradaki insanları uyarmalıyız. - Bekle! | Open Subtitles | يجب أن نذهب ونحذر الناس إنتظري |
| Onları uyarmalıyız. Milyarlarca insan can verecek. | Open Subtitles | يجب أنْ نحذّرهم مليارات الناس سيفنون |
| Gelecek nesli uyarmalıyız. Bizim sıramız. | Open Subtitles | يجب ان نحذّر من سيأتي بعدنا، لقد حان دورنا |
| Mahkemeyi jürinin ele geçirildiğine dair uyarmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نبلغ المحكمة بأن هيئة المحلفين قد تم اختراقها |
| O harekete geçmeden Bayan Bachchan'ı uyarmalıyız! | Open Subtitles | نحن يجب أن ننذر السّيدة باتشتشان، قبل أن يدخل فى الحدث! |