| Sanırım emniyetsiz ve kopyacı kıçını bu evden dışarı çıkarma vaktin geldi. | Open Subtitles | أظن أنه حان الوقت أيتها المخادعه, المثيرة للشفقة لتخرجي من المنزل الأن |
| Şehvet hariç insanın tüm açlığının son derece alçaltıcı olduğunu anlama vaktin geldi artık. | Open Subtitles | لقد حان الوقت أن تدركى أن الشهية البشرية تتضاءل بشدة مع توقع المتعة |
| Büyüklerine saygılı olmayı öğrenmediğine göre evlat, senden iyilere saygılı olmayı öğrenme vaktin geldi. | Open Subtitles | أبي حَسناً يابني , طالما انك لم تتعلم احترام كبار السن حان الوقت لتتعلم احترام مراهنيك |
| O halde, zavallı küçük baban gibi yola koyulma vaktin geldi. | Open Subtitles | لقد حان وقت رحيلك, مثلك أباك الصغير الحزين. |
| Özür dilerim. Bayanla biraz işimiz var. Senin gitme vaktin geldi. | Open Subtitles | حان وقت مُغادرتكم , يوجد عمل للقيام به مع الفتاة |
| "Smith uyan, nöbet tutma vaktin geldi," | Open Subtitles | سميث ، يا سميث ، إنهض ، فقد حان الوقت لتأخذ دورك على الجبهة |
| Bir yetişkin gibi davranıp işine dönme vaktin geldi. | Open Subtitles | حان الوقت لتصبح ولد كبير وتعيد الوضع الى سابقة |
| Şimdi, gözlerini kapayıp uyuma vaktin geldi. | Open Subtitles | لكن الآن، لقد حان الوقت لتغَلْق عيونكَ وتنام |
| Kendini sakatlık sigortası ile korumaya alma vaktin geldi de geçiyor bile. | Open Subtitles | حان الوقت لتحمي نفسك بالتأمين التكميلي ضد الإعاقات |
| Sanırım New Orleans'a ve hayatına geri dönme vaktin geldi. | Open Subtitles | أتعرف، أعتقد أنه حان الوقت لك "لتعودإلى"نيوأورلينز.. وتُعيد حياتك ثانيةً |
| Vince, artık son adımı atıp onu da aileye katma vaktin geldi. | Open Subtitles | ؟ ؟ حان الوقت كي تقوم بالخطوة الاخيرة وتخبره بالحقيقة |
| Arthur, son 2 aydır aydan yeterince bahsettin artık yeryüzüne inme vaktin geldi | Open Subtitles | عزيزي "ارثر" لقد كنت مرتبطا بالقمر لمدة شهرين حان الوقت للعودة إلي الأرض |
| Taraf seçme vaktin geldi. Belki bu karar vermene yardımcı olur. | Open Subtitles | حان الوقت لتقرّر، ربّما سيساعدك هذا على ذلك. |
| Artık gitme vaktin geldi seni ırkçı, ihtiyar karı! | Open Subtitles | لقد حان وقت ان تذهبي ايتها العجوز العنصرية الرخيصة |
| Muhabbet çok hoşuma gitti ama artık gitme vaktin geldi. | Open Subtitles | لقد استمتعت حقاً بمحادثتنا ولكن حان وقت مغادرتك |
| Harika Çocuk. Yine dedektifçilik oynama vaktin geldi. | Open Subtitles | أيّها الفتى الأعجوبة، حان وقت التظاهر أنّك مُحقق مُجدّداً. |
| Eve gitme vaktin geldi. Geri kalanı polise bırak. Ve bana. | Open Subtitles | حان وقت عودتك للمنزل دع الأمر للشرطة ولي |
| Zen anını bozmak istemem ama ama satışla ilgili ayrıntıları anlatma vaktin geldi. | Open Subtitles | ،لا أحبذ مقاطعة لحظة صفاءك لكن حان وقت إخبارك بتفاصيل البيعة |
| Senin de masaya bir şey koyma vaktin geldi. Biz teklifimizi yaptık. | Open Subtitles | آن أوان إتخاذ قرار بشأن عرضنا. |
| Bana sorarsan birkaç kişiyle görüşme vaktin geldi. | Open Subtitles | إن تسألني، فأظن آن الأوان لتُحسم الأمر مع البعض. |
| Misafirlerine birkaç kelime etme vaktin geldi bence. | Open Subtitles | أعتقد أنه الوقت لتقولي بعض الكلمات لضيوفك |
| İlaç vaktin geldi. Mars'lıları uzaklaştırabilir. | Open Subtitles | انه وقت تناول ادويتك لربما لن تفكرى فى المريخيين |
| Michael, büyüme vaktin geldi, arkadaşım. | Open Subtitles | مايكل ربما يكون الوقت المناسب لكي تتعقل يا صديقي |
| Saygısızlık etmek istemem ama gerçeklerle yüzleşme vaktin geldi, dostum. | Open Subtitles | أنظر، لا أعني أي ازدراء لكن الوقت قد حان لمواجهة الواقع، يا رجل |
| Küçük Cui daha fazla bekleme, yatma vaktin geldi. | Open Subtitles | أنه وقت النوم ضعيها في الفراش |
| Annenin memelerini bana bırakma vaktin geldi. | Open Subtitles | حان الوقت بالنسبة لك ان تعيدي لي ثديين امك |
| Bayanları etkilemek için pahalı ve cafcaflı bir şeye sahip olma vaktin geldi. | Open Subtitles | حان الوقت كى تحصل على هدية باهظة الثمن ومُبهْرجة كى تثير اهتمام جميع النساء |
| - ...senin diğer bayanlarla takılma vaktin geldi. | Open Subtitles | اعتقد ان هذا هو الوقت لكى تجلسى مع السيدات الاخريات نعم؟ |
| - Ölme vaktin geldi. - Hoşçakal, ortak. | Open Subtitles | الآن حان وقتك لتموت أيها الاحمق |
| Birazdan sarayı askerler basar. Gitme vaktin geldi. | Open Subtitles | قريباً سيكون هُنالك جنودً قادمون الى القصر لِهذا فلقد حان وقتُ رحيلك |