| Eşleri, nişanlıları, bebekleri anne ve babaları olan çocuklar. | Open Subtitles | أولاد مع زوجاتهم وخطيباتهم وأطفالهم وأمهاتهم وأبائهم |
| Onların anneleri ve babaları onlarla cennetten konuşuyor. | Open Subtitles | تحدث معهم أمهاتهم وأبائهم الذين في النعيم |
| Anneleri gitmiş ve babaları ayyaşın teki-- - Çık. - Olur. | Open Subtitles | إنها قصة محزنة حقاً أمهم رحلت, ووالدهم سكير |
| Manny, Fanny ve babaları Shaad Ali onları dinlemek istiyor. | Open Subtitles | وماني, وفاني, ووالدهم شاد على يريدون أن يسمعوا |
| ve babaları işleri düzeltmek için çok çalışıyor | Open Subtitles | ووالدهم يعمل باستمرار لكي ينسيهم ذلك |