| Benim dokum tutmadı, annesi de o küçükken vefat etti. | Open Subtitles | أنا لستُ مُطابقاً، ولقد توفيت والدتها عندما كانت فتاة صغيرة. |
| Sonra, bu ocakta, annem vefat etti, bana ilginç gelen en son şey gibi gözüken bir filmin peşine düştüm. | TED | ثم في شهر يناير توفيت والدتي وكان اطلاق فلم كهذا كان آخر شيء يمكن ان افكر فيه |
| 2 yıl kadar önce bir ev kazası sonucu vefat etti. | Open Subtitles | لقد ماتت منذ عامين فى حادثة بالصدفة فى المنزل |
| Babam hiç ortalıkta yoktu, annem de ben on bir yaşlarındayken vefat etti. | Open Subtitles | أبي لم حاضراً في الحقيقة، و أمي توفت حين كنت في الحادية عشر |
| Bayan Clay'in kocası kısa süre önce vefat etti. O da babasının evine döndü. | Open Subtitles | لقد توفي والد السيدة كلاي منذوقت قريب ولقد عادت لمنزل والدها |
| Madem başhekimimiz vefat etti bunu bilmeniz gerekir diye düşündüm. | Open Subtitles | منذ ان الرئيس توفى شعرت اني مضطر لأعلامك |
| Hayır. Majesteleri 10 yıl önce vefat etti. | Open Subtitles | لا , جلالتها توفيت منذ أعوام حوالى عشرة أعوام |
| Bu is annesine yaramadi, maalesef vefat etti ama biz ona bu firsati verdik, anliyor musun? | Open Subtitles | لم ينجح الأمر بالنسبة لها و توفيت للأسف و لكننا منحناه هذه الفرصة هل تفهمني؟ |
| Bu is annesine yaramadi, maalesef vefat etti ama biz ona bu firsati verdik, anliyor musun? | Open Subtitles | لم ينجح الأمر بالنسبة لها و توفيت للأسف و لكننا منحناه هذه الفرصة هل تفهمني؟ |
| Üzgünüm, Bayan Graybridge dün vefat etti. | Open Subtitles | أنا آسفة، لكن السيدة جرايبريدج توفيت بالأمس |
| Tanrı günahlarını affetsin, ben okula giderken, vefat etti. | Open Subtitles | فليبارك الله قلبها لقد ماتت عندما ذهبت الى المدرسة |
| Ve çocuğunn doğumundan 3 yıl sonra annesi vefat etti. | Open Subtitles | ،وبعد ثلاثة أيام من ولادة الطفل .ماتت أمه |
| O kadar da komik değil, tamam mı? Sırdaşım üç hafta sonra vefat etti. | Open Subtitles | إنه ليس مضحكاً و قد ماتت بعد هذا بثلاثة أسابيع |
| Benim, uh, eşim geçenlerde vefat etti. Öğretmenliğin yanlızlığımı kolaylaştıracağını düşündüm. | Open Subtitles | زوجتي توفت مؤخراً وفكرت بأن التدريس سيخفف من وحدتي |
| vefat etti, ruhu şad olsun, Andy'e de büyük bir malikâne bıraktı. | Open Subtitles | . . لقد توفت رحمها الله لكن تركت له ثروة كبيرة |
| Babam üç ay önce vefat etti, felçten dolayı. | Open Subtitles | لقد توفي والدي منذ ثلاث أشهر تقريبا. بسكته دماغية. |
| Biliyorsunuz, çizerimiz Rudy Holt vefat etti. | Open Subtitles | انتم تعرفون ، ان رسامنا التوضيحى قد توفى |
| Babam kendimi bildim bileli hastaydı. Ben daha çok küçükken vefat etti. | Open Subtitles | لقد كان ابي مريضا طوال الفترة التي اتذكره فيها لقد مات وانا صغيرة جدا , المعذرة |
| Arkadasimin babasi ani bir kalp kriziyle vefat etti. | Open Subtitles | والد صديقي توفّي جرّاء نوبة قلبية |
| Ayrıca bildiğiniz üzere kocam daha yeni vefat etti. | Open Subtitles | إضافة، لا أعلم إن عرفتم بأن زوجي قد توفي مؤخراً |
| Ne yazık ki üzücü haberler aldık. Hastaneye giden ambülansta kadın ve doğmamış çocuğu vefat etti. | Open Subtitles | تمّ إبلاغنا للتو أن المرأة وطفلها توفيا وهم بطريقهم للمستشفى |
| Majesteleri dört yıl önce vefat etti. | Open Subtitles | صاحب الجلالة وافته المنية قبل أربع سنوات. |
| Sen sanırım bunu bilmiyorsun. Biz küçükken babamız vefat etti. | Open Subtitles | لا اعلم ان كنت تعلم بهذا ولكن والدنا قد مات حين كنا اطفال |
| Durumu kritik olan iki kurban ameliyat masasında vefat etti. | Open Subtitles | ضحيتان ممن كانت حالتهم حارجة ماتا على طاولة العمليات. |
| Cenaze töreni yapacaktım ama annemin bütün arkadaşları ondan önce vefat etti. | Open Subtitles | ،فكرت في إقامة مراسيم و لكن جميع أصدقاء والدتي قد توفوا قبلها |
| Altı ay önce, 22 yaşındayken, kalp hastalığı nedeniyle vefat etti. | TED | قبل نصف سنة، توفّيت من مرض القلب في عمر 22 سنة. |
| O vefat etti de. | Open Subtitles | تعرفين، انها متوفاة |