| Yüce Konsey acil durum oturumunda. - Kendi planları var. | Open Subtitles | المجلس الأعلى يقومون بجلسة طارئة لديهم خططهم الخاصة |
| Gallifrey Silahlı Kuvvetlerinin Kumandanı olarak size, Yüce Konsey'in selamlarını getirdim. | Open Subtitles | كقائد للقوات المسلحة في غاليفري أقدم لك تحيّات المجلس الأعلى |
| Yüce Konsey'e söyle, sonraki gemiye kendileri binecek. | Open Subtitles | أخبر المجلس الأعلى بأنهم على الرحلة التالية |
| Yüce Konsey, eğer böyle bir teknolojinin serbest kalırsa galaksinin hassas dengesini bozabileceğine kesin gözüyle bakıyordu. | Open Subtitles | وقرر المجلس الأعلى أنه إذا تم تسريب تلك التكنولوجيا ستتسبب في إضطراب بحساسية قوى التوازن الخاص بالمجرة |
| Yüce Konsey sizlerle tanışmaya çok hevesli. | Open Subtitles | المجلس الأعلى متلهف لمقابلتكم |
| Hayır. Burnuma Yüce Konsey'in pis kokuları geliyor. | Open Subtitles | لا، هذه قذارة المجلس الأعلى |