| Nasıl desem! Her gün Kalküta sokaklarındaki fukara çocuklar gibi badi badi mi yürüyeceğim? | Open Subtitles | هل سأمشي في هذا المنزل طوال اليوم كمتسول على شوارع كالكتا ؟ |
| Yaşarsam da, başım yukarıda yürüyeceğim hayatımın geri kalanında, herkes de şöyle diyecek:.. | Open Subtitles | ولو بقيت علي قيد الحياه سأمشي مرفوع الرأس لبقية حياتي |
| Ve evet, sokakta böyle yürüyeceğim, çünkü dün geceden sonra, utanç geçirmez oldum. | Open Subtitles | كنت أمشي في الشارع هكذا لأني بعد ماحصل البارحة .. انا منيعه للعار |
| Rüzgârdan korunmaya çalışan bir dilenci görene kadar dikenli yollarda yürüyeceğim. | Open Subtitles | لكن سأسير بجوار الشوك الأسود حتى أجد متسولاً يختبئ من الرياح |
| Bu yüzden daha fazla yüz göremeyeceğim yere kadar yürüyeceğim veya cadde. | Open Subtitles | لذلك أنا ستعمل المشي سمسم لا أستطيع التفكير في أي وجوه أكثر من ذلك ، أو الشوارع. |
| Hayır, ayakta duracağım ve yürüyeceğim, ayakta duracağım. | Open Subtitles | لا أنا سأظل واقفا لا أنا سأظل واقفا و سأتمشى قليلا و أتمشى و أقف |
| {\1c00FFFF}İsa gibi giyinip su üstünde yürüyeceğim, gördüğün gibi... | Open Subtitles | أرتدي مثل المسيح و أسير على الماء و هذا ما رأيته سلفاً |
| Ve eve zamanında gelemezse, cenazenin arkasından ben kendim yürüyeceğim. | Open Subtitles | و إذا لم يعد للمنزل في الوقت المناسب سأمشي خلف كفنها بنفسي |
| Sana yemin ederim, bugünden tezi yok karanlıktan kopup ışığın yolunda yürüyeceğim. | Open Subtitles | أقسم إليك إنه من هذا اليوم سأترك الظلام . و سأمشي في طريق الضوء |
| Mercedesi bile sana vereceğim. Ben yürüyeceğim. | Open Subtitles | وحتّى أنّني سأعطيك سيارة المرسيدس وأنا سأمشي. |
| Bu saçma tişörtle de olsa yürüyeceğim. | Open Subtitles | سأمشي بهذه الفانيلا المثيرة للسخرية. لكننا سنفعلها. |
| Yediğim bir şey yüzünden olmalı. Ben yürüyeceğim. | Open Subtitles | من المحتمل أن آكل شيء سوف أمشي قليلا، أمضي |
| Popom hakkında konuşmamanız için, geri geri yürüyeceğim. | Open Subtitles | سوف أمشي بالعكس لكي لا تتكلموا عن مؤخرتي |
| Doğruca gölün içine yürüyeceğim ta ki sular gözlerimin içine girene kadar ve tümüyle suda kalıp sırılsıklam olacağım. | Open Subtitles | سأسير عبر تلك البحيرة حتى يبلغ الماء حدقتاي وأغرق فيه تماماً |
| Bak ne diyeceğim, kapıya yavaşça yürüyeceğim böylece sen de hazırlan. | Open Subtitles | إنه اليوم هو الأسبوع المقبل. هل أخبرك بشيء؟ سأسير ببطء إلى الباب، حتى يتسنى لك تهيئة نفسك. |
| Sanırsam buradan sonra yürüyeceğim. Bunlarla nasıl yürünür ki? | Open Subtitles | سوف ارحل من هنا لا يمكنني الذاهب معكم كيف تستطيع المشي بتلك الاشياء ؟ |
| Okuldan sonra beni almana gerek yok çünkü yürüyeceğim. | Open Subtitles | لا يجب عليك المرور لإقلالي بعد المدرسة أعتقد بأنني سأتمشى إلى المنزل |
| Dünya üzerinde yürüyeceğim ve açlığım sınır tanımayacak. | Open Subtitles | ، سوف أسير على الأرض ولن يعرف جوعي حدوداً |
| Şayet buradan çıkarsak devamlı böyle kambur yürüyeceğim. | Open Subtitles | سوف ينتهي بي الامر امشي هكذا هذا ان خرجنا من هنا اصلا |
| Şimdi ailemin yanına yürüyeceğim. | Open Subtitles | الآن ، سأمشى إلى حيث عائلتى هناك |
| Ben biraz yürüyeceğim. | Open Subtitles | سأذهب للمشي قليلا , سأعود خلال دقيقة |
| Akşam yemeğinden önce biraz vakit var, değil mi? Biraz yürüyeceğim. | Open Subtitles | هناك بعض الوقت قبل موعد العشاء لذا سأذهب لأتمشى |
| Ben biraz yürüyeceğim. Biraz huzur bulayım. | Open Subtitles | أنت بنفسك قلت ذلك سوف اتمشى قليلاً، لحظة سلام لوحدي |
| Otele yürüyeceğim. Bir kadeh viski bir bardak da bira alabilir miyim? Artık kendimi tanıyamıyorum. | Open Subtitles | سوف اسير الي النُزُل سوف احصل على شوت من الشعير وكوب من البيرة من فضلك ليس بإمكاني ان استمر في هذا |
| İşte çekici geldi, ben yürüyeceğim. | Open Subtitles | ها هم مُختصي حب السيّارات، سأتابع سيراً. |
| Biraz yürüyeceğim, hayır, gelme. | Open Subtitles | ربما سأذهب للتمشي لا .. لا تاتي |