| İlaç vermek için midesini yıkamamız gerekti. | Open Subtitles | اضطررنا لإجراء غسيل معدة لها لإعطائها المهدئات |
| Her yıkamamız ömür boyu garantilidir. | Open Subtitles | يصاحب كل غسيل ختام يضمن دوامـه لبقية العمر |
| Tamam, hadi intravenöz tedaviye başlayalım. Midesini yıkamamız gerekecek. | Open Subtitles | سنبدأبجرعةكبيرةمنالمحلولالملحى، و ستحتاج الى غسيل معدة |
| ve sonra açıklık kapanır ve boruları toksinlerle yıkamamız ya da sökmemiz gerekir. | TED | وبعدها ينسد المنفذ، فعلينا أن نغسل الأنابيب بالسموم، أو يكون علينا أن نحفرها. |
| Bu merdivenleri yeniden yıkamamız gerekecek. Kapının altına kadar kirlenmiş. | Open Subtitles | علينا أن نغسل البلاط أسفل المدخل مرة ثانية. |
| Sıçtıktan sonra elimizi yıkamamız mı gerekiyormuş? | Open Subtitles | هل علينا أن نغسل أيدينا بعد قضاء الحاجة ؟ |
| Bin tane kurabiye, gözleme yapmamız, araba yıkamamız gerekse bile umurumda değil. | Open Subtitles | لا أبالي إذا كان الأمر يتطلب ألف معرض لبيع المخبوزات، حفلات الإفطار الخيرية، أو غسيل السيارات، |
| Umarım bu bulaşıkları bizim yıkamamız gerektiği anlamına gelmiyordur. | Open Subtitles | -وهذا يعني أن علينا غسيل الأطباق؟ |
| - Çarşafları yıkamamız gerekecek. | Open Subtitles | -علينـا أن نغسل الملاية |