| Bu aileye yaptıkların yüzünden ana olan nefretimi söylemeye geldim. | Open Subtitles | أتيت هنا لأخبرك لأي درجة أنا أكرهك لما فعلته بهذه العائلة |
| Bu aileye yaptıkların yüzünden ana olan nefretimi söylemeye geldim. | Open Subtitles | أتيت هنا لأخبرك لأي درجة أنا أكرهك لما فعلته بهذه العائلة |
| Bu gece ona yaptıkların yüzünden hayatına son vermek üzereydi. | Open Subtitles | والليلة كانت مستعدة لانهاء حياتها بسبب ما فعلته بها |
| Orada yaptıkların yüzünden seninle röportaj yapmak istiyorlar. | Open Subtitles | أبي، لقد أرادوا التسجيل معك بسبب ما فعلته |
| Ama bil ki yaptıkların yüzünden insanlarımızın vebali senin üzerinde. | Open Subtitles | لكن اعرف أنه بسبب أعمالك... ، يداك ملطختان بدماء قومنا |
| O lanet olası uçakta yaptıkların yüzünden, tüm federal narkotik programını tamamen tehlikeye attığını o lanet olası kafanda hiç düşünmedin mi ? | Open Subtitles | هناك مخدرات في هذه الطائرة - ! اخرس بحق الجحيم - هل خطر ببالك، بسبب أفعالك |
| yaptıkların yüzünden kaç insanın daha canının yanacağını merak ediyorum. | Open Subtitles | اتسائل كم شخصًا سيتأذى بسبب ما تفعله |
| Senin ülkeye yaptıkların yüzünden. | Open Subtitles | بسببك وبسبب ما فعلته في البلاد |
| Camille'e yaptıkların yüzünden hayatına son vereceğim. | Open Subtitles | سأقتلك جزاءً لما فعلته بـ (كاميل). |
| Ona yaptıkların yüzünden seni öldürebilirim. Sen kimseyi öldüremezsin. | Open Subtitles | ساقتلك لما فعلته لها - انت لا يمكنك قتل بعوضه - |
| Bu bana yaptıkların yüzünden seni sapık orospu çocuğu! | Open Subtitles | هذا لما فعلته بي يا إبن الساقطة المختل |
| Belki de ona yaptıkların yüzünden kaçmıştır, anne. | Open Subtitles | عن حُزنك لما فعلته بك؟ |
| Benim yaptıklarım yüzünden içeride değil, senin yaptıkların yüzünden içeride. | Open Subtitles | هو ليس هنا بسبب ما فعلته انا هو هنا بسبب ما فعلته انت |
| Bize yaptıkların yüzünden kimse seni hoş karşılamayacak. | Open Subtitles | لن تكون محل ترحاب بسبب ما فعلته بنا جميعاً |
| Ama kocama yaptıkların yüzünden ikimiz de buradayız. | Open Subtitles | لكننا هنا الآن بسبب ما فعلته لزوجي |
| Eğer Henry mahvolacaksa, bu senin yaptıkların yüzünden olacak ben ona anlattığım için değil. | Open Subtitles | إن كان (هنري) سيدمر فذلك بسبب أعمالك لا بسبب إخباره بها |
| Bu gece yaptıkların yüzünden pek çok insan zarar gördü. | Open Subtitles | أناس كثيرون عانوا بسبب أفعالك الليله |
| yaptıkların yüzünden kaç insanın daha canının yanacağını merak ediyorum. | Open Subtitles | اتسائل كم شخصًا سيتأذى بسبب ما تفعله |
| Ruiz bir sorun çünkü senin ve onun kızı Isabel'le yaptıkların yüzünden. | Open Subtitles | (رويز) هو المشكلة اليوم بسببك وبسبب ما فعلته مع ابنته (إيزابيل) |
| Andy'ye yaptıkların yüzünden seni öldüreceğim. | Open Subtitles | سأقتلك جزاءً لاغتيالك (آندي). |