| Ve ona yeni şeyin poz verirken çığlık atmak olduğunu söyledim. | Open Subtitles | وأخبرته بأنه شيء جديد... بأن يجب أن يصرخ بينما هو يعرض |
| Nişanlın hakkında öğrendiğin her yeni şeyin onu daha çok sevmeni sağladığını söylemiştin, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتتذكر عندما قلت كل شيء جديد تعرفه عن خطيبتك يجعلك تحبها أكثر |
| Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması. | TED | مانراه فعلا أناس يتصارعون لتوضيح ماهية الأشياء الجديدة الحاصلة |
| Ben bir yazarım ve gazeteciyim. Ayrıca çılgınlık derecesinde meraklı bir insanım. 22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim. | TED | أنا كاتبة وصحفية، وأنا أيضاً فضولية الى حد الجنون. إذاً خلال 22 عاماً كصحفية تعلمت أن أفعل الكثير من الأشياء الجديدة. |