| Lütfen bize yasanın polise verdiği yetkileri açıklar mısınız? | Open Subtitles | أيمكنك أن تشرح الصلاحيات التي أعطاها هذا القرار للشرطة ,لوسمحت؟ |
| Lütfen bize yasanın polise verdiği yetkileri açıklar mısınız? | Open Subtitles | أيمكنك أن تشرح الصلاحيات التي أعطاها هذا القرار للشرطة ,لوسمحت؟ |
| ...erişim yetkileri hakkında bilgi almak için İçişleri Bakanlığı'ndan yazılı bir yetki belgesi göstermeniz gerekmektedir. | Open Subtitles | عليكِ أن تقدمي تصريح مكتوب سليم من الوزارة الداخلية للإستفسار .عن التصاريح الأمنية |
| Galaksi kanunlarınca, Dünya üzerinde yargılama yetkileri yok. Bizi tecrit ettiler. | Open Subtitles | لا يوجد لديهم صلاحيات على الأرض لذلكَ عزلوا المبنى |
| Her ikisinin de Parlamento Binasına girme yetkileri var. Olsen'i ara. | Open Subtitles | كلاهما لديهم صلاحية الدخول إلى مبنى الكابيتول |
| O yüzden şirketin adamlarından biri ziyarete gelirse kanunî yetkileri olmadığını bilin. | Open Subtitles | فإذا أتى رجل من الشركة سائلاً فاعلموا أن لا سلطة قضائية عنده |
| Böylece yetkileri sürekli yardım bizi koruyacak ve bize yardımcı. | Open Subtitles | لبسط رحمتكِ و عطفكِ* *لتجعلي قوتكِ المطلقة تحمينا و مُساعدتنا |
| Bazı değişiklikler oldu yürütmede... ve bütün yetkileri yerel otoritelere devrettik. | Open Subtitles | حصلت بعض التغييرات بخصوص الصلاحيّات و قد سلّمنا كلّ شيء للسلطات المحليّة |
| Emniyet amirlerimize, onlara sonsuz güvenim olduğunu ve gerek duydukları her şeyi alma konusunda yetkileri olduğunu açıkça belirttim. | Open Subtitles | لقد أوضحت بشكل قاطع لقادة الشرطة أن لهم كامل الثقة و الصلاحيات لتوظيف كل الموارد التي يحتاجونها |
| Bu olağanüstü yetkileri sana verdiğim için pişmanım. | Open Subtitles | أنا نادم على إعطائك تلك الصلاحيات |
| Normal NSA çalışanlarının yetkileri TS, SI, TK ve Gamma başlıklan altında toplanır. | Open Subtitles | موظفو الـ"إن إس أي" العاديون لديهم مزيج من التصاريح تدعى "تي إس"، "إس آي"، "تي كاي" و"غاما". |
| Leona'nın personel yönetimi ofisindeki görevlerinden birisi de güvenlik yetkileri. | Open Subtitles | أحد مسؤوليّات (ليونا وينرايت) العديدة في (مكتب إدارة شؤون الموظفين) كانت التصاريح الأمنيّة |
| Evet, Vatanseverlik Kanunun yeni şartları altında soruşturmanın geniş yetkileri var. | Open Subtitles | التحقيق له صلاحيات واسعة بموجب الأحكام المعدلة لقانون الوطنية |
| Belediye meclisinin uygun gördüğü durumlarda suçlamaları mahkemeye taşımada geniş yetkileri var kendi tanıklarını davaya ekleme, kendi kanıtlarını girme gibi. | Open Subtitles | المجلس لديه صلاحيات كبيرة لإدارة جلسات مسائلة كما يراه مناسبا |
| - O tanrıların yetkileri wields! | Open Subtitles | ! إنها تمتلك صلاحيات الآلهة إقتل الشيخ فقط |
| SF'lerin çitlerin içerisinde yetkileri yok. | Open Subtitles | لا يملكون الـ(إكس بي) صلاحية داخل السياج |
| Çünkü eğer yetkileri yoksa ve sen yanılıyorsan o zaman sen asılırsın yoldaş Hatch ihtiyar heyetiyle beraber. | Open Subtitles | لأنه إذا لم يكن لديهم صلاحية وأنت كنت على خطأ (فإنك ستشنق، أخ (هاتش |
| Bu bir cinayet dosyası, yetkileri yok. | Open Subtitles | إنها قضية قتل , وهم ليس لهم سلطة قضائية |
| İç kısımda yetkileri olduğunu sanmıyordum. | Open Subtitles | -لم أكن أعتقد بأن لديهم سلطة قضائية |
| Ben sana çağırıyoruz merhametli genişletmek için, böylece iyilik seven yetkileri sürekli yardım bizi koruyacak. | Open Subtitles | أدعوكِ لبسط رحمتكِ و عطفكِ* *لتجعلي قوتكِ المطلقة تحمينا لا أحبذ أمر الإبر |
| Ryder'ın yasal ve tek halefi olarak bu baronluğun tüm yetkileri bana düşer. | Open Subtitles | كخليفة (رايدر) الوحيدة والحقّة جُلّ الصلاحيّات تقبع لي |