| Bir sonraki adımı atıp ondan yanıma taşınmasını istememin zamanı gelmiştir belki de. | Open Subtitles | ربما حان الوقت لأخذ الخطوة التالية وسؤالها أن تنتقل للعيش معي. هل سمعت ماقلته؟ |
| Bu konunun çaresine bakmanın zamanı gelmiştir belki. | Open Subtitles | حسناً، ربما حان الوقت لنفعل شيء حيال هذا |
| Ben sadece oradan taşınmanın, yeniden Dina'yla birlikte oturmanın zamanı gelmiştir belki, diyorum. | Open Subtitles | أقصد فقط أنه ربما حان الوقت لتنتقل وتجتمع مع (دينا) ثانية لابُد أنك تشتاق إليها وإلى (مايكي)، هذا كل ما أقصده |
| Kızlar tarafından bilineni deneme zamanı gelmiştir belki. | Open Subtitles | جربت كل صيغة فك شفرات معروفة للرجال ربما حان وقت تجربة المعروفة للنساء |
| Onu rahat bırakmanın zamanı gelmiştir belki de. | Open Subtitles | ربما حان الوقت لتتركه. |
| Aynısını kendin için de yapmanın zamanı gelmiştir belki. | Open Subtitles | -حسنٌ، ربما حان الوقت أن تفعلي مثلي |
| - Bunun zamanı gelmiştir belki. | Open Subtitles | ربما حان الوقت لذلك |