| Onu zorlamadım, ilişkimizin bu sebeple zedelenmesini istemiyordum. | Open Subtitles | لم اُرد أن أضغط عليه، ولم اُرد أن يُغير ذلك علاقتنا |
| İşlerinin yoğunluğuna hayranım. O yüzden fazla zorlamadım seni. | Open Subtitles | أقدر كمّ انشغالك، لهذا لم أضغط عليك |
| Michelle bir yetişkindi. Onu içmeye ben zorlamadım. | Open Subtitles | ميشيل كانت أمرأة ناضجة ، و بالغة، لم أجبرها على أحتساء النبيذ. |
| Bu hayatı o seçti, ben zorlamadım. | Open Subtitles | لقد اختارت هذه الحياة لم أجبرها |
| Birçok defa istediğim gibi oy vermeye seni zorlayabileceğimi ikimiz de biliyoruz ama zorlamadım. | Open Subtitles | وكلانا يعلم أنه كان بإمكاني أن أجبرك على التصويت بالطريقة التي ،أردتك أن تصوت عشرات المرات |
| Hayley'yi zorlamadım. | Open Subtitles | لمْ أفرض نفسي عليها. |
| Ne zaman bu konu açılsa, rahatsız olduğunu hissettim, ...bu yüzden seni hiç zorlamadım, ama sanırım vakti geldi. | Open Subtitles | لطالما شعرت بانزعاجكِ من هذا الموضوع لذا لم أجبركِ أبداً ولكن أعتقد أن الوقت قد حان |
| Onu bir şey yapmaya falan zorlamadım. Zaten yapmaya hazır değildi. | Open Subtitles | أنا لم أجبره على أي شيء لقد حضر لهذا مسبقاً |
| Hiçbir şey yapmaya zorlamadım. Ama bu kez farklı. | Open Subtitles | انا لم اجبرك ابدا على فعل اى شئ لكن هذه المره الامر مختلف |
| Tüm o insanları öldürdüğünde tetiği çekmen için ben zorlamadım. | Open Subtitles | وأنا لم أضغط على الزناد عندما قمت بقتل كل هؤلاء الناس! |
| Seni hiçbir zaman zorlamadım. | Open Subtitles | لم أضغط عليك من قبل |
| Çok da zorlamadım. | Open Subtitles | لم أضغط عليك بشدة |
| Onu istemediği bir şeyi yapmaya zorlamadım. | Open Subtitles | لم أكن أجبرها على فعل شئ لم تكن تريده |
| Fakat ben anneni zorlamadım. | Open Subtitles | لكن أنا أبدا لم أجبرها |
| Bu gece gelmen için seni ben zorlamadım. | Open Subtitles | أنا لم أجبرك على أن تأتي الليلة |
| Şunu açıklığa kavuşturalım, seni hiçbir şeye zorlamadım. | Open Subtitles | لاكون واضح، لم أجبرك على فعل أي شئ |
| Sizi bu kararı almaya ben zorlamadım. | Open Subtitles | أنا لمْ أفرض هذا القرار عليك. |
| Hayır efendim. Onu hiçbir şekilde zorlamadım. | Open Subtitles | سيدي لم أفرض نفسي عليها |
| O bölmeye kadar beni izlemeye seni zorlamadım. | Open Subtitles | لم أجبركِ أن تتبعيني الى الغرفة |
| Onu çıkmaya zorlamadım. Kendi ayrıldı. | Open Subtitles | لم أجبره على الرحيل, هو استقال |