| Gerçi bu sistemlerle ilgili en çok düşündüğüm şey de şu ki umarım anlatabilmişimdir, bu olay YouTube ile ilgili değil. | TED | الأمر هو أنه، على الرغم من أنني أفكر كثيرا في هذه الأنظمة، ليس فقط عن اليوتيوب كما آمل أني قد شرحت ذلك. |
| - umarım seni korkutmadım. - Kolay kolay korkmam. | Open Subtitles | آمل أني لم أخفِك تتطلب إخافتي أكثر من ذلك |
| umarım, bu sorunun halledildiğini düşünüyorum derken buradaki herkes adına konuşuyorumdur. | Open Subtitles | حسنا, آمل أني أتحدث بالنيابة عن الجميع بالقول بأن هذة القضية تم حلها |
| Sanırım herkesi kaybettim. umarım doğru yoldayımdır. | Open Subtitles | أعتقد أني ضللت عن الجميع، آمل أني أذهب في الطريق الصحيح. |
| Eğer korkarsam sana bakarım diye umuyordum. | Open Subtitles | كُنتُ آمل أني أستطيعُ ألنظر أليكِ أذا شعرتُ بالخوف |
| umarım sana güvenerek bir hata yapmıyorumdur. - Doğru mu söylüyor dersin? | Open Subtitles | آمل أني لا أرتكب خطأً بوثوقي بك هل تعتقد أنه يقول الحقيقة ؟ |
| Başkomiser, günaydın. umarım kötü bir zamanda aramamışımdır. | Open Subtitles | أيتها القائد، صباح الخير آمل أني لم أتصل لك في وقت سيئ |
| umarım sizi bekletmemişimdir, otelden çıkış yapıyordum. | Open Subtitles | آمل أني لم أجعلكما تنتظران، لكن كنت أحاول أن أنجز إجراءات الخروج. |
| Yanıldığımı umarım ama ikimiz de buraya..... ....neden gelmediğini biliyoruz. Neyi hazmedemem biliyor musun? | Open Subtitles | آمل أني مخطئ لكننا نعرف الإثنان لماذا لم يأتِ إلى هنا أتعرف ما الذي لا يمكنني الإعتياد عليه؟ |
| umarım bölmüyorumdur ama bir otobüs dolusu rehinenin hayatını resmi olmayan bir yol kapatma ile tehlikeye atan kimdi? | Open Subtitles | آمل أني لا أقاطع أي شيء، لكنمنمنكمقرر .. تعريض حافلة مليئة بالرهائن المدنيين للخطر. مع حاجز غير مصرّح بهِ ؟ |
| umarım bölmüyorumdur ama bir otobüs dolusu rehinenin hayatını resmi olmayan bir yol kapatma ile tehlikeye atan kimdi? | Open Subtitles | آمل أني لا أقاطع أي شيء، لكنمنمنكمقرر .. تعريض حافلة مليئة بالرهائن المدنيين للخطر. مع حاجز غير مصرّح بهِ ؟ |
| umarım bölmüyorumdur? Sadece merhaba demek istedim. | Open Subtitles | آمل أني لم أقاطع، فقط وددت إلقاء التحية. |
| Ben de seni. umarım seni önemli bir şey yaparken rahatsız etmedim. | Open Subtitles | أنت أيضاً، آمل أني لم أسحبك من أي شيء مهم. |
| umarım fazla basit değildir yoksa vaktimi boşa harcarım. | Open Subtitles | ليس متواضعاً بمعنى الكلمة, آمل أني لم أضيع وقتي |
| Syd, bağlantıda kalmayı seven biri olmadığını biliyorum ama umarım mailleşebiliriz. | Open Subtitles | أعلم بأنك لست النوع الذي يبقى متصلاً لكن آمل أني أستطيع مراسلتك بالإيميل |
| umarım bölmüyorumdur. Bir adamın gittiğini gördüm. | Open Subtitles | آمل أني لا أقاطع أي شيء رأيت احدهم يرحل للتو |
| Kesinlikle, Komiser. Vay canına, umarım filmi kameraya doğru koymuşumdur. | Open Subtitles | آمل أني وضعت الفيلم في الكاميرا |
| Günaydın, efendim. umarım çok erken gelmedim. | Open Subtitles | صباح الخير سيدي آمل أني غير مبكر جداَ |
| Bu yüzden ekstra birkaç gün içmeyi umuyordum | Open Subtitles | هذا هو السبب في أني كنت آمل أني خلال تلك الأيام القليلة الأضافية |
| Yani yarın biraz erken çıkabilirim diye umuyordum. | Open Subtitles | لذلك آمل أني استطيع أن أخرج باكرا غدا |
| Onunla konuşmayı da umuyordum da. | Open Subtitles | كُنتُ آمل أني أستطيع الحديث أليهِ أيضاً |