| Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere. | TED | لقد أتينا من مكان ما ونسافر على أمل كل الأوقات، نذهب بإتجاه أماكن جديدة. |
| Biz de o hastaneden geliyoruz ama öyle bir kız görmedik. | Open Subtitles | لا لقد أتينا من البلدة ولم نرى طفلة بهذه المواصفات |
| Maryland'dan geldik. Radyodan mesajını duyduk. | Open Subtitles | أتينا من ماريلاند سمعنا رسالتك عبر المذياع |
| Maryland'den geldik. | Open Subtitles | لقد أتينا من مقاطعة ماريلاند , لقد سمعنا رسالتك على المذياع |
| Bana söz ver, eğer bunu başarırsak burada yapmak için geldiğimiz işi tamamlamak için bize zaman tanıyacaksın. | Open Subtitles | لقد وعدتنا إذا فعلنا ذلك سوف تعطينا وقت كاف لكى ننهى ما أتينا من أجله لهنا |
| Evet, 199 dolara 19 inçlik renkli televizyon için geldik. | Open Subtitles | نعم، أتينا من أجل تلفاز ذي 19 بوصة بسعر 199 دولار |
| - Kiralık ev için gelmiştik de. | Open Subtitles | نحن .. أتينا من أجل الشقة |
| Takım liderleri bize nereden geldiğimizi hiç söylemedi, gelişimiz etkileyici bir ekip çalışmasıymış. | Open Subtitles | القادة لم يخبرونا أبداً عن المكان الذي أتينا منه كان ذلك وكأننا أتينا من بعضنا البعض مستوحاة من العمل الجماعي |
| Bir toplantıdan geliyoruz. Herkes bundan takıyordu. | Open Subtitles | لقد أتينا من إجتماع هام والجميع كان يرتديها |
| Hepimiz farklı birimlerden, ülkenin farklı yerlerinden geliyoruz ama hepimizi hikâyesi aynı. | Open Subtitles | ،لقد أتينا من جميع الوحدات المختلفة مناطق مختلفة من أنحاء البلدة لكننا لدينا نفس القصة |
| Seninle ben çok farklı yerlerden geliyoruz. | Open Subtitles | طونى,أنا و أنت أتينا من مكانان مختلفان تماما |
| Sperm bankasıyla ilgili bilgi istiyoruz çünkü biz oradan geliyoruz. | Open Subtitles | نريد أن نعرف عن بنك الحيوانات المنوية لقد أتينا من هناك |
| Söylemiştim daha önce sana ikimiz de aynı yerden geliyoruz. | Open Subtitles | لقد أخبرتك من قبل لقد أتينا من مكان واحد |
| O zaman sanırım farklı yerlerden geliyoruz, cunku o videoyu sizle anlasma koparmak icin... bolge bassavcısına vermedim. | Open Subtitles | إذن أعتقدُ بأننا أتينا من أماكنٍ مُختلِفة، لأنني لمْ أعطي ذلك المقطع للمدعيّ العام كوسيلة ضغط للصفقة. |
| Ailemle buraya yıllar önce Valencia'dan geldik. | Open Subtitles | عائلتي و أنا أتينا من فالنسيا منذ سنوات عديدة |
| Dünya'dan geldik. Şehrin terk edildiğini görüp bir üs kurduk. | Open Subtitles | أتينا من الأرض وجدنا مدينة مهجورة... |
| Hollanda'dan geldik. | Open Subtitles | أتينا من (هولندا) |
| - Seni görmek için ta Kansas City'den geldik. - Bu adam delirmiş. | Open Subtitles | أتينا من مدينة "كانساس" لرؤيتك - هذا الرجل مجنون - |
| Annemleri ziyaret etmek için kızım Claire ile birlikte DC'den geldik. | Open Subtitles | أنا و إبنتى "كلاير" لتونا أتينا من العاصمة. |
| Almaya geldiğimiz şeyi aldık anne. Artık bir cevabımız var. | Open Subtitles | لقد وجدنا ما أتينا من أجله يا أماه، وحصلنا على إجابتنا. |
| Pınar için geldik. Ve sadece ölüm bulduk. | Open Subtitles | أتينا من أجل ينبوع الشباب ولم نجد غير الموت |
| Para için gelmiştik. | Open Subtitles | لقد أتينا من أجل المال |
| Takım liderleri bize nereden geldiğimizi hiç söylemedi, gelişimiz etkileyici bir ekip çalışmasıymış. | Open Subtitles | القادة لم يخبرونا أبداً عن المكان الذي أتينا منه كان ذلك وكأننا أتينا من بعضنا البعض مستوحاة من العمل الجماعي |