| bizim için yaptığınız ekstra işleri biliyoruz. Minnettar olmadığımızı düşünmeyin. | Open Subtitles | نحن نتفهم ما قمت به من أجلنا نحن مقدرون ذلك |
| Ama bizim için yapma; bunu hak etmiyoruz. | Open Subtitles | ولكن لا تفعل هذا من أجلنا نحن لا نتستحقك |
| bizim için geldi. | Open Subtitles | هو فقط يَجيءُ من أجلنا. نحن ذهب يَصْعدُ. |
| Kutsal Meryem,Tanrı'nın Annesi biz günahkarlar için dua et şimdi ve öleceğimiz anda dua et... | Open Subtitles | أيتها العذراء القديسة، أم اﻹله، صلي من أجلنا نحن المذنبين اﻵن وحين ساعة وفاتنا آمين |
| İkimiz için sevin. Richard ve Gwen'in hayat planı oluşuyor. | Open Subtitles | كونى سعيدة من أجلنا نحن الإثنين لقد بدأت ضربة البداية فى حياة جوين وريتشارد |
| Hadi onlar bizim değil. biz gidiyorduk. | Open Subtitles | طبقين من طبق اليوم، لا هذا ليس من أجلنا نحن كنا متجهين للخارج بالفعل |
| bizim gibi büyüye inananlar için, senin ölümün kaderin oyunu olacak. | Open Subtitles | من أجلنا نحن من نؤمن بالسحر فموتك يرضي القدر |
| Hayır senin için değil hem de hiç değil.bizim için. | Open Subtitles | -كلا, كلا يا عزيزتي, أنه ليسَ مِن أجلكِ أنتِ صدقيني أنه مِن أجلنا نحن |
| bizim için çalışmıştı, bunu ona borçluyuz. | Open Subtitles | لقد عملت من أجلنا نحن ندين لها بهذا |
| Para bizim için geleceğimiz için. | Open Subtitles | لأنني أوفر من أجلنا نحن من أجل مستقبلنا |
| Yok canım bu sadece bizim için... hap alışverişi, sarhoş olmak... kocalarımızı Gone Girl'deki gibi düşünmek falan. | Open Subtitles | لا، هذا من أجلنا نحن... لنتبادل الحبوب ونثمل ونتخيل قتل أزواجنا |
| bizim için planlar yaptığımı bütün topluluk biliyor. | Open Subtitles | كافة المجتمعين يعرفون أنه لدي خطط من أجلنا نحن ! |
| biz çalışan kızlara delikanlılığın için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً لوقفتك من أجلنا نحن الفتيات الكادحات |
| Kutsal Meyrem, Tanrının annesi biz günahkarlar için dua et-- | Open Subtitles | مريم العذراء، أمّ الرب , صلّي من أجلنا نحن المذنبين - |
| Bizler, karanlıkta bırakılanlar için geride kalanlar için dua et. | Open Subtitles | صلي من أجلنا نحن الذين تُركنا في الظلمات تُركنا خلفك على هذه الأرض البائسة |
| İkimiz için bir hayat hayal etmeye çalışıyor ancak çalkantılı bir denizde hiçbir çıkar yol olmaksızın sürüklendiğimi hissediyordum. | Open Subtitles | حاولت تصور حياة من أجلنا نحن الاثنين ولكني أحسس بالانجراف |
| İkimiz için de bunu yapmalıyım. | Open Subtitles | إنه من أجلنا نحن اللإثنين علي القيام بذلك |
| İkimiz için de geri dönmeye bak. | Open Subtitles | تأكد أن تعود من أجلنا نحن الاثنان |