| Herkes "Geh zum teufel" yapabilir. Ben sadece doğru şeyi yapmak istiyorum. | Open Subtitles | لا اهتم لامر الجميع ,أريد فقط ان افعل شيء جيد من أجلها |
| Bak Ben sadece kendi kahrolası seneme dönmek istiyorum tamam mı? | Open Subtitles | اسمع , أريد فقط العودة إلى عامي المشؤوم , اتفقنا ؟ |
| Ben sadece aramızdaki anlaşmazlığı onlara söylemeyeceğinizden emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد فقط التأكد من أن خلافنا لن يؤثر على ذلك |
| Özür dilemek istiyorum sadece ve daha iyi biri olmaya çalışacağım. | Open Subtitles | أريد فقط أن أقول بأني آسف وهذا سوف أحاول أن أكون |
| Böyle düşünmene sevindim; ama Tek istediğim bu kabustan kurtulmak. | Open Subtitles | أحبكِ لتفكيركِ بذلك ولكن أريد فقط أن ينتهي هذا الكابوس |
| Hayır, anlamıyorsunuz. Ben sadece kayıp eşyayı geri vermeye çalışıyordum. | Open Subtitles | لا، انتم لا تفهمون كنت أريد فقط إعادة ممتلكات مفقودة |
| Ben sadece onun mutlu ve güvende olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | جيما محقة , أريد فقط أن أتأكد أنه سعيد و بمأمن |
| Ben... Ben sadece arkadaş olmak istiyorum, seninle çıkmak istemiyorum. | Open Subtitles | أريد فقط أن نكون أصدقاء لا أريد أن أخرج معك |
| 1945'de belki, Ben sadece tüm seçeneklerimizi değerlendirdiğimizden emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | عام 1945، ربما. أريد فقط أن أحرص بأن نستوعب جميع خياراتنا. |
| Ben sadece olimpiyatlardaki profesyoneller hakkındaki makalenizi ne kadar sevdiğimi söylemek istedim. | Open Subtitles | أريد فقط أن أقول كم أحببت مقالك عن المحترفين فى الأوليمبياد |
| Fakat, Ben sadece bu evin diğer yüzünü görmek istiyorum, senin değil. | Open Subtitles | لكني أريد فقط أن أرى نهاية هذا البيت، ليس نهايتك |
| Ben sadece dış duvarları biraz temizlemek ve içerisini de düzenlemek istemiştim. | Open Subtitles | أريد فقط تنظيف الجدران الخارجية وربما أرتب بالداخل |
| Minik bir sohbet istiyorum sadece. | Open Subtitles | أريد فقط بعض المحادثة، هذا كله فقط محادثة قليلة |
| Ne şan ne de şöhret istiyorum, sadece onu ne kadar sevdiğimi söylemek istiyorum. | Open Subtitles | لا أبحث عن الغنى و الشهرة أريد فقط أن أخبرها كم أحبها |
| Tek istediğim senin ve verilerinin bana bir hortum bulması. | Open Subtitles | أريد فقط منكِ ومن بياناتكِ .أن تجدان ذلك الإعصار اللعين |
| Tek istediğim, üstümde üç çocuk dolanmadan arkadaşlarımla keyifli bir yemek yemek. | Open Subtitles | أريد فقط الجلوس مع صديقاتي وأستمتع بوجبة من دون ثلاثة مخلوقات يتسلقونني |
| - Sadece yalnız kalmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد فقط أن أُترك لوحدي إذا لم تقم بإنقاذ بلدتي، فأنا سأفعل |
| Umursamıyorum bile. Beni ilgilendirmez. Sadece iyi olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | لا آبه حتى، ليس من شأني أريد فقط معرفة أنها بخير |
| Buraya son çare olarak gelmiş olduğumu hemen belirtmek isterim. | Open Subtitles | أريد فقط أن أكون واضحاً، أنا هنا لأنه الملاذ الأخير |
| Ben yalnızca uçağa binmek isterdim. Hiç binmedim. | Open Subtitles | أريد فقط الركوب على متن طائرة .. لم أركبها قط |
| Seninle tanışmanın büyük bir onur olduğunu söylemek istedim sadece. | Open Subtitles | حسنا، أريد فقط أن أقول، لشرف لي أن ألتقي بك. |
| Harika biri olduğunu düşünüyorum ve böyle düşünmeye devam etmek istiyorum. | Open Subtitles | اعتقد أنك رجل مميز, و أريد فقط أن اظل أعتقد ذلك. |
| Çünkü sadece iş yapmak istemiyorum. Ben bir kariyer istiyorum, ilerleyebileceğim bir şeyler. | Open Subtitles | لأنني لا أريد فقط وظيفة أنا أريد مهنة شئ يمكنني أن أتطور فيه |
| Her şeyi düzgün yaptığımdan emin olmak istiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد فقط أن أتأكد أن كل شيء صحيح، وأنا أحتاج فقط لبعض الوقت |
| Hayır, onu satmayıp beni bekleyin yeter. Sana söz verdim. | Open Subtitles | لا ، أنا لا أريد فقط أوعدني أنك لن تبيعها |
| Bunun ne kadar önemli bir olay olduğunu vurgulamak istiyorum. | TED | و أريد فقط أن اؤكد على مدى أهمية هذا الحدث. |