| Tek kalan benim. Diğerleri ya kovuldu ya da istifa etti. | Open Subtitles | أنا الوحيدة المتبقية من المغادرين, كل شخص آخر إما طرد أو أستقال |
| Önce birden bire yapımcı istifa etti, ardından da mühendis. | Open Subtitles | اذاً منتجه استقال بدون سبب وثم مهندسه أستقال |
| ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANLIĞINDAN İSTİFA ETTİ. | Open Subtitles | هو أستقال كمستشار الأمن القومى |
| Dinle. Yargıç kasabayı terk etti, Harvey işi bıraktı ve ben yardımcı bulamıyorum. | Open Subtitles | القاضى غادر البلدة , و"هارفـى" أستقال وأواجه متاعب فى الحصول على مساعدين |
| Ama dün işi bıraktı. Dolabını temizleyip görüşürüz dedi gitti. | Open Subtitles | أستقال بالأمس و أخذ حاجاته من الخزانة |
| Erkek kardeşinizin üniversiteden neden istifa ettiğini biliyor muydunuz? | Open Subtitles | هل تعلمين لماذا أستقال أخوك من الكليه ؟ |
| Katibimiz istifa etti. Başka ne davamız var ki? | Open Subtitles | محررنا أستقال مالقضايا الأخرى الموجودة؟ |
| Eskisi istifa etmiş. | Open Subtitles | لقد أستقال الحارس القديم |
| Dün istifa etti. | Open Subtitles | لقد أستقال بالأمس |
| Başka ne yapabilirim bilmiyorum. Düğün planlayıcı istifa etti. | Open Subtitles | لقد أستقال منظم حفل الزفاف |
| Bir tanesi Charles ile tanışınca işi bıraktı. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} أحدهما في الحقيقة أستقال بعدما قابل (تشارلز) |
| 1942'nin ilk aylarında, Beaverbrook yeni işinde iki haftanın ardından, öfkelenip işi bıraktı. | Open Subtitles | ...فى أوائل عام 1942 أستقال (بيفربوك) من منصبه |
| - İşi bıraktı. - Bıraktı mı? | Open Subtitles | لقد أستقال - أستقال؟ |