| Ve bana öyle bakmayı kesebilirsin. Sadece bir hizmetçi olduğumu biliyorum. | Open Subtitles | و توقف عن النظر لي هكذا أعلم أني فقط مجرد خادمة |
| Bundan hoşnut olurlar. Tiyatroda bir basın acentem var. Haklı olduğumu biliyorum. | Open Subtitles | سيسعدون بذلك فحسب ، عملت كوكيل صحفي في المسارح و أعلم أني مُحق |
| Bu olayda suçlu olduğumu biliyorum. | Open Subtitles | انظروا أعلم أني سأكون الرجل الشرير في هذه الحالة |
| Son günlerde dikkatimin biraz dağıldığının farkındayım, ama iyi olacağım. | Open Subtitles | أعلم أني أصبحتُ مشتتة الذهن قليلاً مُؤخراً ولكني سأكون بخير |
| ve etrafıma baktım ve yapamayacağımı biliyordum. Hazır olmadığımı biliyordum. | TED | ونظرت حولي وأدركت أني لن أستطيع أن أفعل هذا كنت أعلم أني لم أكن جاهزة. |
| Her durumda, böyle bir dünyada evimde hissedeceğimden eminim. | Open Subtitles | على كلٍ، أعلم أني سأكون مرتاحًا في عالم كهذا |
| Bunun hakkında konuşmanın korkunç birşey olduğunu biliyorum ama Bay Gordon'un ölümünü gerçekten gördüyseniz bununla ilgili hatırladıklarınız önemli. | Open Subtitles | أنا أعلم أني مخزي للتحدث عن ذلك ولكن. أنه من المهم أن تتذكر... أنك رأيت فعلا سيد جوردن ميت. |
| Tekrar bir araya gelme şansımızı yok ettiğimi biliyorum ve bu beni mahvediyor. | Open Subtitles | أعلم أني أفسدت أي فرصة في أن نكون معاً مجدداً |
| Koca adam beş aylık hamile kadına vurmayı seviyor demek. Koca adam olduğumu biliyorum. Sana bunu kanıtlamama gerek yok! | Open Subtitles | ـ الرجل الكبير يحب ضرب إمرأة حامل في الشهر الخامس ـ أنا أعلم أني كبير ولا أحتاج لأن أبرهن لك ذلك |
| Bak, ben... ben sana çok şey borçlu olduğumu biliyorum, belki de her şeyi, ve belki bu yüzden bu kadar uzun zaman kaldım. | Open Subtitles | أسمعي أعلم أني أدين لكِ بالكثير ربما بكل شيئ وربما لهذا السبب بقيت طويلاً |
| Bakın, lise ikide olduğumu biliyorum ama vaktim geçiyormuş gibi hissediyorum. | Open Subtitles | اسمع ، أعلم أني مجرد طالبة في السنة الثانية لكني أشعر أن الوقت يمضي بسرعة |
| Koca adam beş aylık hamile kadına vurmayı seviyor demek. Koca adam olduğumu biliyorum. Sana bunu kanıtlamama gerek yok! | Open Subtitles | ـ الرجل الكبير يحب ضرب إمرأة حامل في الشهر الخامس ـ أنا أعلم أني كبير ولا أحتاج لأن أبرهن لك ذلك |
| Burada yeni olduğumu biliyorum ve hazır olmadığımı düşünebilirsin ancak bir işe yaramak istiyorum. | Open Subtitles | أعلم أني جديدة هنا، وقد لا تظنين أني مستعدة ولكن أريد أن أكون مفيدة |
| Bak, genç olduğumu biliyorum ve şayet benimle yatmıyor olsaydın muhtemelen bunun etrafında beni uzun süre tutmazdın... | Open Subtitles | أعلم أني صغيرة، وإن لم تكن تواعدني لما أبقيت علي طوال هذه المدة |
| Esmer olduğumu biliyorum ama kâkülüm de olabilir mi? | Open Subtitles | أعلم أني إمرأة سمراء، لكن هل لدي إنفجارات مفاجئة؟ |
| Üzgünüm memur bey. Birazcık hızlı gittiğimin farkındayım. | Open Subtitles | أنا آسفة يا حضرة الضابط أعلم أني كنت أقود مسرعةً قليلاً |
| farkındayım. 50 yaş üzeri insanların hakkımdaki düşüncelerini önemsememeliydim babam hariç ki o treni zaten kaçırdım. | Open Subtitles | أنا أعلم أني لا يجب أن اهتم لرئي الموظفين الذين أعمارهم فوق الخمسين عام ما عدا والدي وهو قد توفى |
| Oh, biliyordum. Ben ateşli değilim, sadece sevimliyim. | Open Subtitles | أوه، كنت أعلم أني لست مثيرة، أنا لطيفة فقط |
| Mutfağı doldurmak konusunda sana güvenilemeyeceğini biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعلم أني لا أستطيع الإعتماد عليك في جلب الطعام |
| Ama şimdi yapmadığımdan eminim. Artık eminim. | Open Subtitles | .لكن الأن أعلم أني لست كذلك, و أنا متأكد .أنا كذلك, أنا متأكد |
| Kate, bak, sana karşı davranışlarımın bir pislik gibi olduğunu biliyorum, ve uzun zamandır böyleydi. | Open Subtitles | كيت.. انظري.. أعلم أني كنت حثالة معك لقد كنت كذلك لوقت طويل |
| Boş zamanını çalışanlarına tanışma randevuları ayarlayarak geçirir ve eğer bir sorunum olursa biliyorum ki yardım edebileceği her şeyi yapar. | TED | يقضي وقت فراغه يحاول تجهيز مقابلات عمياء لموظفيه، وأنا أعلم أني لو وقعت في أي مشكلة سيفعل ما يستطيع ليساعدني |
| Yeni şeylerle doluyum, güzel şeylerle... Bir sürü yeni parçayla doluyum, buna sahip olduğumu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنه كمان جميل، ومليئ بالألحان روبي لم أعلم أني أملك الموهبة |
| Elimden gelen herşeyi önemsediğim insanları desteklemek için para kazanmak için yapabileceğimi biliyordum." | TED | كنت أعلم أني لابد أن أفعل أي شيء أستطيعه لكسب بعض المال وإعالة الأشخاص الذين أهتم بهم." |