| biliyorum bunları duymak, senin için bir şey ifade etmiyor.. | Open Subtitles | أعلم بأنّه قد لا يكون منطقيّاً بالنسبة إليكِ سماع هذا |
| Olay anında atlı karıncaya bindiğini biliyorum. | Open Subtitles | لا شيء من ذلك على حد علمنا. أعلم بأنّه كان صاعداً على لعبة ركوب الخيل في ذلك الوقت. |
| Sons of Anarchy ile uzun bir geçmişiniz olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه بينك وبين أبناء الفوضى تاريخٌ طويل |
| Tekneyi devralmamı istediğini biliyordum ama bunu kendim de başarabilirdim. | Open Subtitles | أعلم بأنّه أراد مني أن أملك المركب، لكن ما كنت سأفعل ذلك لوحدي |
| Tanrım, uydurduğunu biliyordum. Ama yine de aklımda kaldı. | Open Subtitles | أوه، يا إلهي كنت أعلم بأنّه قام باختلاقها ولكنّها ساعدتني على تذكر اسمه |
| Kafanda şeytanların olduğunu biliyorum ama onların kölesi olmak zorunda olmadığını bildiğinin de farkındayım. | Open Subtitles | لكَ شياطينكَ، ولكنّي أعلم بأنّه لا يجب أن تكون عبداً لها |
| Ve sen dostum, manalı bakışlar atıyorsun. Tamam. Sana bir şey sormak istiyorum ama biliyorum seni çok kızdıracak. | Open Subtitles | حسناً، أريد أن أسألك شيئاً لكني أعلم بأنّه سيزعجك؟ |
| Şimdi anlamanın zor olduğunu biliyorum ama hepsi benim suçum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه يصعب استيعاب ذلك، لكنّ هذا خطأي |
| Bunun kulağa çılgınca geldiğini biliyorum ama ayrıca seni aradığını da biliyorum. | Open Subtitles | أعلمُ أن هذا يبدو جنونيّ، لكن أيضاً أعلم بأنّه كان يتّصل بكِ، لذا |
| biliyorum, biraz şaşı oldular ama ikimize çarpık gülümsememi hatırlatıyorlar. | Open Subtitles | أعلم بأنّه تبدو سخيفة نوعاً ما ولكنّها تذكرّنا بمدى سخافة مظهر عينيّ |
| Saat çok erken biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه مبكّر، ولكن كان هناك شيئاً يجري |
| Garip gözüktüğünü biliyorum ama sadece gıdıklıyordum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه بدى وكأنّي أضاجعها لكن كان صراع دغدغةٍ وحسب أقسم، أنا صادق |
| Bir canavarın içinde yıkanıyormuş gibi hissettirdiğini biliyorum. | Open Subtitles | ليست كذلك، أعلم بأنّه يُشعرك وكأنّك تستحمّ بداخل وحشٌ. |
| - Duramayacağını biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه لا يمكنك أن تبقى بعيداً عن المكتب |
| Sizin büronuzda kimsenin benimle iş yapmak istemediğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه لا أحد في شركتكم يريد التعامل معي |
| Bu şehre, olumlu değişiklikler getirebileceğimi biliyorum ve bunu tam olarak gerçekleştirene kadar da durmayacağım. | Open Subtitles | منازلها، ومُستشفياتُها. أعلم بأنّه يُمكنني أن أقوم بتغيير إيجابي في هذه المدينَة، ولن أتوقّف |
| Okulların birinde, sınıftaki çocukların ayağa kalkıp, topluca askere yazıldıklarını biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه فيأحدالمدارس، قد نهض الأولاد فيقـاعةالفصـل... وقـاموا بتجنيد أنفسهم بشكل جمـاعي |
| Tam olarak istediğinin bu olmadığını biliyorum | Open Subtitles | إنني أعلم بأنّه ليس كما حلمتِ به |
| Geçen yıllar boyunca bir gün geri döneceğini biliyordum. | Open Subtitles | بعد كل هذه السنين... . أعلم بأنّه سيعود في يومٌ ما. |
| Bizden bir şeyler sakladığını biliyordum. | Open Subtitles | أعلم بأنّه يخفي شيئاً ما عنّا . أعرفه |
| Beni asla bırakmayacağını biliyordum. | Open Subtitles | أنا أعلم بأنّه لنْ يتركني أبداً |