| İnsanlar bunu biliyorsun dediğinde nefret ediyorum. Nasıl bilebilirim ki? | Open Subtitles | أكره عندما يقول الناس، أعرف ذلك كيف أعرف ذلك ؟ |
| Dinle, bundan nefret ediyorum bunu hastalarım yaptığında da nefret ediyorum ama avukatımdan bir haber aldığında beni aramasını istedim. | Open Subtitles | انظري، أكره أن أفعل هذا أكره عندما يفعل مرضايَ هذا لكني قلتُ لمحاميَّ أن يتّصل بي ليخبرني بشأن جلسة الاستماع |
| O piçlerin sana dokunmasından nefret ediyorum. | Open Subtitles | أكره عندما يضع هؤلاء الأوغاد أيديهم عليك |
| Bana öyle bakma! İnsanların bana öyle bakmasından nefret ederim. | Open Subtitles | لا تنظرى إلى هكذا أكره عندما ينظر الناس إلى هكذا |
| Ow, bunu yapmalarından nefret ediyorum. | Open Subtitles | السلطعون الملك الألاسكي .أوو. أكره عندما يفعلون هذا |
| Kumandanın sende olmasından nefret ediyorum. Çok hızlı geçiyorsun. | Open Subtitles | أكره عندما تمسك بجهاز التحكم، أنت سريع للغاية |
| Restoranların reklamını yapma. nefret ediyorum. | Open Subtitles | تذكر، لا تتحدث عن المطاعم، أكره عندما تتحدث عن المطاعم والصالات الرياضية |
| Restoranların reklamını yapma. nefret ediyorum. Çok bayağı | Open Subtitles | تذكر، لا تتحدث عن المطاعم، أكره عندما تتحدث عن المطاعم والصالات الرياضية |
| İlki, insanların aptal magazin başlıkları hakkında çenelerini kapamamalarından nefret ediyorum. | Open Subtitles | سببين الاول, أكره عندما شخصا ما لا يستطيع ان يسكت عن تلك العناوين الصحفيه الغبيه. |
| İnsanların zamanımı böyle boşa harcamalarından nefret ediyorum. | Open Subtitles | هل تعلم أكره عندما الناس يضيّعون وقتي هكذا |
| - Çünkü galeyana gelecek ve ben onun sinirli olduğu zamanlardan nefret ediyorum. | Open Subtitles | لأنني أعرف أنه هو ستعمل الوجه خارج وأنا أكره عندما يغضب. |
| Üzgünüm, ben yalnızca... Boobra'yla olmandan nefret ediyorum. | Open Subtitles | أنا آسفة أنا فقط كنت أكره عندما تكون مع بوبرا |
| - Ben kavga nefret ediyorum. - Aptal sihirli hayatımızı mahvediyor. | Open Subtitles | أكره عندما يتشاجرون السحر الغبي يخرّب حياتنا |
| Paranoyayı akla yatkın gibi göstermenden nefret ediyorum. Bir uçuumdan kaymaktan farkı yok. | Open Subtitles | أكره عندما تجعل الأمر مثيراً للإرتياب الأمر أسبه بالانزلاق عن جرف |
| Tanrım, bu şekilde rahatsız etmelerinden nefret ediyorum. | Open Subtitles | يا إلهي .. أنا أكره عندما ينظرون إليك بهذه الطريقة |
| Evsiz insanların para istemesi kadar çok nefret ediyorum. | Open Subtitles | تقريباً بقدر ما أكره عندما يطلبني المشردين المال |
| Birinin elimi cansız sıkmasından nefret ederim. | Open Subtitles | أكره عندما يصافحك شخص.. مصافحةً ميّتة، أتفهم ما أعنيه؟ |
| Orospu kendini salıverirse nefret ederim. | Open Subtitles | نعم أكره عندما تترك ساقطة ما نفسها تنزلق |
| Görüşmelerin çıkmaza girmesinden nefret ederim. | Open Subtitles | انا أكره عندما تصل .المفاوضات الى هذا الحد |
| İşverenin durumu çakmadığı zaman nefret ediyorum. | Open Subtitles | أنا أكره عندما لا يستطيع مسئولينك فهم التلميحات |
| Orta noktada buluşmayı bilmeyenlere sinir oluyorum. | Open Subtitles | أكره عندما لا يقابلك الناس بمنتصف الطريق |
| Bilmem ki... Tek başıma oynadığım için böyle şeyler hoşuma gitmiyor. | Open Subtitles | أكره عندما يحدث ذلك، لذا أنا ألعبُ منفرداً |
| Şu ninja şeyini yapmasından ne kadar nefret ettiğimi unutmuşum. | Open Subtitles | لقد نسيت كم أكره عندما يفعل أفعال النينجا هذه |