| İçeri baktım, kimse yoktu. Lawrence'ı bulabilir miyim diye evine gittim. | Open Subtitles | ألقيت نظرة ثم لم يكن هناك أحد، لذا ذهبت إلى السقيفة |
| Her neyse, ona bir baktım ve yolcuğun boşa gittiğini anladım. | Open Subtitles | علي أي حال، ألقيت نظرة عليه وعرفتُ أنني سأضيع رحلتي هذه. |
| Hâlâ sorun yaşıyorum. Gelip bir bakabilir misin? | Open Subtitles | نعم ، لا زلت أواجه مشكلة معه هلا دخلت و ألقيت نظرة عليه ؟ |
| Doktorun ahırına iyice bir baktın mı son zamanlarda? | Open Subtitles | هل ألقيت نظرة بحظيرة الدكتور الطيب مؤخراً |
| Yok bir şey. Dondurucudaki kaplan köpekbalığına bir göz attım sadece. | Open Subtitles | لغة جميلة، لقد ألقيت نظرة على هذا القرش في الثلاجة |
| Güzel, öyleyse aracın arkasına Bakmamın bir mahsuru olmaz, değil mi? | Open Subtitles | اذا فأنت لا تمانع إذا ألقيت نظرة في الصندوق الخلفي للسيارة |
| 6. bölüme bir bakar mısın? Sanırım fazla düzeltme yaptım. | Open Subtitles | هلا ألقيت نظرة على الفصل السادس أعتقد أن المقاطع فيه عميقة |
| spencer ın takvimine, freind agenta hesabına sohbet dosyalarına baktım. | Open Subtitles | و سبنسر تشابمان كنت قد ألقيت نظرة على رزنامة سبنسر |
| Ve aileme bazı notlar yazdım.Ama sonra tekrar yukarı tırmandım, aşağıdaki bulutlara tekrar baktım, kapsüle tekrar döndüm. | TED | و كتبت بعض العبارات لعائلتى. ثم صعدت مرة أخرى, و ألقيت نظرة على تلك السحب مرة أخرى, ثم ذهبت مجددا إلى الكبسولة |
| Ona baktım ve fark ettim ki o bir bebekti. | TED | ألقيت نظرة عليه، عندها اصطدمت بالواقع: إنه مجرد رضيع. |
| Ben baktım. Mermi küpeşteye çarptı, etkisiz hale gelmiştir. | Open Subtitles | ألقيت نظرة عليه، الرصاصة أصابت ظهر السفينة أولا ثم أصابته شظاياها |
| Kaputun altına bakabilir miyim? | Open Subtitles | هل تمانعين إذا ألقيت نظرة تحت غطاء محرك السيارة ؟ |
| - İçine bakabilir miyim? | Open Subtitles | هل تمانع لو ألقيت نظرة بداخلها؟ نعم، أمانع |
| İlk seçim anketlerine baktın mı? | Open Subtitles | هل ألقيت نظرة على نتائج أول استفتاء غير رسمى للمنتخبين |
| Son zamanlarda aynada kendine baktın mı? | Open Subtitles | هل ألقيت نظرة على نفسك مؤخراً فى المرآةِ ؟ |
| Sen onları söyledikten sonra, hayatıma bir göz attım ve şey olmaktan bıktığıma karar verdim. | Open Subtitles | عندما قلت تلك الأشياء ألقيت نظرة على حياتي .. وأدركت أنني سئمت من أن أحيا كـ |
| Güzel. Hızlıca bir Bakmamın mahzuru var mı? | Open Subtitles | جيد ، هل تمانع لو ألقيت نظرة سريعه عليها؟ |
| Bob, şuradaki bebeğe gidip bir bakar mısın? | Open Subtitles | بوب , هل لا ذهبت و ألقيت نظرة على تلك الطفلة ؟ |
| Trafik kayıtlarını biraz daha derinlemesine inceledim. Pek çok ceza almışsın. | Open Subtitles | لقد ألقيت نظرة فاحصة إلى سجلات قيادتك ولديك مخالفات عديدة |
| Çölde bulduğum kurtçuğa bakabildin mi? | Open Subtitles | هل ألقيت نظرة على اليرقة من الصحراء بعد؟ نعم |
| Ama etrafa bir bakarsanız burada olan tek kişiler biziz. | Open Subtitles | ولكن لو ألقيت نظرة حولك ستلاحظ أننا الوحيدون من يفعل |
| Madam, sakıncası yoksa, şuradaki şu gevşek kulpa bir göz atabilir miyim? | Open Subtitles | سيدتي لن تمانعي لو ألقيت نظرة سريعة داخل السحاب ؟ |
| Bende görememiştim, ta ki tomografiye tekrar bakana kadar. | Open Subtitles | لا، ولا أنا حتّى ألقيت نظرة أخرى في الأشعة المقطعية |
| Bilinen türleri internetten araştırdım. | Open Subtitles | لقد ألقيت نظرة على صفحة الويب للأنواع المعروفة |
| Bizimkinin yanındaki koyu saçlı adamı görebildin mi? | Open Subtitles | هل ألقيت نظرة على ذلك الرفيق الذي معه ذو الشعر الداكن؟ |
| Fakat eğer dünyadaki en tehlikeli yerlerin haritasına bakacak olursanız garip bir şey göreceksiniz. | TED | لكن إذا ألقيت نظرة على خريطة الأماكن الأكثر عنفًا في العالم، ستجد شيئًا غريبًا. |
| Eve bakmamda bir sakınca var mı? | Open Subtitles | هل تمانعون إذا ألقيت نظرة بداخل المنزل ؟ |