| Hayatımın geri kalanını bu bebekle geçireceğim diye düşünüyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أنا أفكر أني سأقضي بقية حياتي مع هذه الجميلة , حسنا |
| Yani ben de şimdi belki yüzüğü atmak istersin diye düşünüyorum. | Open Subtitles | لذا أنا أفكر أنه ربما كما تعلمين أنك ربما تريدين الإنسحاب |
| Kapsamı genişletmeyi, fikirlerini açıklayacak bir mimarı da dahil etmeyi düşünüyorum. | Open Subtitles | في الواقع, أنا أفكر في التوسع, وجلب مهندس معماري علينا التحدث |
| Biliyor musun, düşünüyordum da. belki de onlara söylemeyi ertelemeliyiz. | Open Subtitles | هل تعلمين، أنا أفكر ربما يجب علينا أن نؤجل إخبارهم |
| Eğer konuşmalarında Tippin, araştırmadan vazgeçtiğini söylerse, Bence, evet, yaşamasına izin vermeliyiz. | Open Subtitles | لو اتتضح أن تيبين ترك التحقيق حسنا,نعم أنا أفكر فى تركه يعيش |
| düşünüyorum da, acaba neden kahvenin yanına film de eklemiyoruz? | Open Subtitles | أنا أفكر ، لماذا لا نضيف فلم إلى برنامج القهوة |
| düşünüyorum da, geçtiğimiz her yemek kulesi, bir öncekinden daha güçlüydü. | Open Subtitles | أنا أفكر أنا كل حجر يعطكي طاقة أكبر من الذي قبله |
| ben de liseye geri dönmeyi düşünüyorum. Yani beni çok daha fazla göreceksin. | Open Subtitles | و أنا أفكر بعودتى إلى المدرسة الثانوية لذا , سيتسنَ لكَ رؤيتي كثيراً. |
| Ayrılmış burun boşluğumu düzeltmek için küçük bir operasyon düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا أفكر في اتخاذ إجراءات لشخص قاصر لإصلاح حاجزي الأنفي |
| düşünüyorum da...burada insanlar çok dürüst hiç kimse kapısını kilitlemiyor. | Open Subtitles | أنا أفكر الناس هنا جداً واثقين إنهم حتى لايغلقون أبوابهم |
| Aslında ben de kendimi çektirmeyi düşünüyorum, sadece evin etrafına koymak için. | Open Subtitles | أنا أفكر حقاً بإقامة جلسة لنفسي . فقط كي أضعها في المنزل |
| Bu yıl prinç dolması yapmayı düşünüyorum ayrıca ev yapımı kızılcık sosu, rulo... | Open Subtitles | أنا أفكر في حشو الأرز هذا العام بالأضافة الى توت بري صناعة بيتية |
| Başka bir hastamı düşünüyorum, Priya, mutlu bir evliliğe sahip, kocasını seviyor ve onu asla incitmek istemiyor. | TED | أنا أفكر في مريضتي الأخرى، بريا التي تزوجت في سعادة تحب زوجها ولم تكن تريد أن تؤذي هذا الرجل |
| Geçip giden kırmızı bir Miata gördüğüm an bunu düşünüyorum. | TED | أنا أفكر بهذا في كل مرة أرى مياتا حمراء تمر بجانبي. |
| Ağırlığını, yoğunluğunu ve kokusunu keşfettim, ama en önemlisi hava ile bağdaştırdığımız hikayeler hakkında çok düşünüyorum. | TED | أنا أفحص الوزن، والكثافة والرائحة، لكن الأكثر أهمية، أنا أفكر كثيرًا في القصص التي تتعلق بأنواع مختلفة من الهواء. |
| Böyle düşünüyorum, böyle davranıyorum çünkü buna daha önce hiç sorgulamadım. | TED | أنا أفكر بالطريقة التي أفكر بها، وأتصرف بالطريقة التي أتصرف بها؛ لأنني لم أشكك يومًا بهذا. |
| Ağabeyim sizi üstüme sürmüş diye düşünüyordum, öyle değil mi? | Open Subtitles | أنا أفكر أن أخي الأكبر أشار لك بإتجاهي صحيح ؟ |
| 'Peter ve David sonsuza dek mutlu yaşadılar' hakkında düşünüyordum. | Open Subtitles | أنا أفكر في حياة ديفيد وبيتر السعيدة بعد كل هذا |
| Bence bütün çocuklar babalarıyla büyümeli, bütün aileler kız kardeşlerini ve erkek kardeşlerini geri almalı. | TED | أنا أفكر في كل الأطفال الذين ينشؤون في كنف آبائهم، وكل العائلات التي تعود إليها شقيقاتها، وأشقاؤها. |
| her gün seni düşündüm.sürekli sana ulaşmaya çalıştım ama bütün numaraların değişmişti. | Open Subtitles | أنا أفكر فيك كل يوم، وحاولت الاتصال بك، ولكنك غيرتي كل أرقامك. |
| Sizi sık sık düşünürüm o muhteşem evinizi, ailenizi. | Open Subtitles | أنا أفكر بكم دائماً و بذلك المنزل الرائع و بعائلتكم |
| Sürekli Aklımda sanki. | Open Subtitles | لا أستطيع التوقف عن التفكير عن مدى كرهي له ، أنا أفكر بذلك طوال الوقت |
| Bu parçaların ne anlama geldiğini öğrenmeyi planlıyorum. | Open Subtitles | ما دلالة هذه الأجزاء . أنا أفكر فى معرفة هذا |