| İşimi çok kolaylaştırıyorsun. | Open Subtitles | يا إلهي، أنت تجعل هذا أسهل بكثير. |
| Noelcim, işimi çok kolaylaştırdın. | Open Subtitles | أنت تجعل الأمر سهل للغاية. |
| Benim görüntümden nefret ettiğini çok açıkça belli ediyorsun. | Open Subtitles | أنت تجعل الأمر واضحاً للغاية إنك تكره النظر إلى |
| Sanki sosis kralının oğlu... ..hardal kralının kızıyla evleniyormuş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | أنت تجعل الامر يبدو كما لو أن ابن أكبر مصنعي الهوت دوق يتزوج ابنة ملك الخردل |
| Yemin ederim Kelso Eric'i Einstein gibi gösteriyorsun. | Open Subtitles | أقسم بالله ، كيلسو أنت تجعل إريك يبدو كأينشتين |
| Senden gitmeni istiyorum, lütfen. İşleri daha da beter hale getiriyorsun. | Open Subtitles | أنظر، أريدك أن ترحل أرجوك أنت تجعل الأمور أسوء فحسب |
| İşimi fazlasıyla kolaylaştırıyorsun. | Open Subtitles | أوه، أنت تجعل من هذا سهل جدا |
| İşimi çok zorlaştırıyorsun. Oha! | Open Subtitles | أنت تجعل هذا صعباً للغاية |
| İşimi çok kolaylaştırıyorsun. | Open Subtitles | أنت تجعل الأمر أسهل بكثير. |
| İşimi zorlaştırıyorsun. | Open Subtitles | أنت تجعل ذلك صعباً. |
| Zehirli sumak ile ovaladığım zamanlarda aynen göğsümüm altının yandığı gibi sinir ediyorsun beni. | Open Subtitles | أنت تجعل ما أسفل ثدييّ يحترق كما كنت أدلكهم بسمّ السماق |
| İşi daha da berbat ediyorsun. Herkes bir sakin olsun, tamam mı? Sakinleşin dedim lan. | Open Subtitles | أنت تجعل الأمور أسوأ فليهدأ الجميع، اهدؤوا |
| Çalışsa iyi olur. Beni rezil ediyorsun şu an. | Open Subtitles | من الأفضل أن يفلح أنت تجعل منّي ضحوكة |
| Her şeyden önce, bu iş sanki kötü bir şeymiş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | أولاً, أنت تجعل من هذا نوع من الأمور السيئة |
| Her şeyden önce, bu iş sanki kötü bir şeymiş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | أولاً, أنت تجعل من هذا نوع من الأمور السيئة |
| Tanrım, Survivor'daymışsın gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | يا يسوع، أنت تجعل الأمر يبدو مثل مسابقة شعبية. |
| Hayır sen durumu olduğundan daha kötü gibi gösteriyorsun. | Open Subtitles | كلاّ. حسناً، أنت تجعل الأمر أسوأ ممّا كان عليه. |
| Erkeklerin kalbinde, kadınları güzel gösteriyorsun ve onları şehvetle tutuşturuyorsun. | Open Subtitles | أنت تجعل المرأة تشعر بالنشوة وتشعل الرغبة لديها... في الرجال. |
| Dışarıdan bunları çok kolaymış gibi gösteriyorsun. | Open Subtitles | لكن من الخارج أنت تجعل الأمر يبدو سهلاً |
| İşleri daha kötü hale getiriyorsun! Söz, canın yanmayacak! | Open Subtitles | أنت تجعل الأمر أسوء فحسب أعدك بألاّ أؤذيك! |
| Tamam. Bu arabayı satmayı imkansız hale getiriyorsun. | Open Subtitles | حسنا، أنت تجعل من المستحيل علي |
| Sen öğrenmeyi eğlenceli hale getiriyorsun. | Open Subtitles | أنت . . أنت تجعل التعليم ممتع |