| bu kadar sorumsuz ve bencil olduğuna inanamıyorum balığa her zaman gidebilirsin ancak buraya evliliğimizi kurtarmak için geldik ben konuşurken sen hala balık tutmayı düşünüyorsun. | Open Subtitles | لا أصدّق أنانيتك يمكنك الصيد في أي وقت ولكننا أتينا لإنقاذ زواجنا أنت تفكّر في الصيد الآن؟ |
| Bu olayı çok düşünüyorsun, üzrinde çok duruyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر في ذلك أكثر من اللازم، تضع الكثير من الضغط على نفسك |
| Bir şeyi saklamak için birisinin onu öldürdüğünü düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر ذلك شخص ما قتلها لتغطية الشيء فوق. |
| Evet ama onunla birlikteyken bile beni düşünüyorsun. | Open Subtitles | أجل ، ولكن وأنت معها أنت تفكّر فى ، أليس كذلك |
| Ama neden CEO'ları, siyasetçileri ve... sosyopatları düşünüyorsun? Çünkü zekiler. | Open Subtitles | لكنّ، لمَ أنت تفكّر بشأن المديرين التنفيذيّين والسياسيّين والمعتلون اجتماعيّاً ؟ . لأنّهم أذكياء |
| Beni lateks satış elemanı olarak almayı düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر في تعييني كبائع مطّاط |
| Beni lateks satış elemanı olarak almayı düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر في تعييني كبائع مطّاط |
| Beni lateks satış sorumlusu olarak işe almayı düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر في تعييني كبائع مطّاط. |
| Polise gitmeyi düşünüyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تفكّر بالذهاب الى الشرطة , صحيح ؟ |
| Benim yüzümden mi gitmemeyi düşünüyorsun? | Open Subtitles | أنت تفكّر بلا تذهب بسبي? |
| düşünüyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تفكّر في الموضوع؟ |
| Hayır, hayır, bir nörolog gibi düşünüyorsun. | Open Subtitles | لا ، أنت تفكّر كطبيب أعصاب |
| Doygun bir adam gibi düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر كرجل متخم، أنت متخم... |
| Ne düşünüyorsun? | Open Subtitles | فيمَ أنت تفكّر ؟ |
| Söyle Norman, düşünüyorsun. | Open Subtitles | (قُلها يا (نورمان أنت تفكّر بها |
| Hayır, sen Alan'ı düşünüyorsun. | Open Subtitles | كلاّ، أنت تفكّر بـ(آلان). |
| - Her zaman düşünüyorsun zaten. | Open Subtitles | -أجل، أنت تفكّر دوماً . |
| Sen düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفكّر |