| Annem bana kedilerin, bebekleri ve yaşlıları uykularında nefeslerini keserek halletmeyi sevdiklerini söylemişti. | Open Subtitles | والدتي أخبرتني، أن القطط تحب التسلل إلى الأطفال والعجزة، حين ينامون وتسرق أنفاسهم. |
| Deniz komandoları, nefeslerini 3 ile 5 dakika arası tutmak üzere eğitilirler.. | Open Subtitles | القوات البحرية يتدربون على حبس أنفاسهم لثلاثة إلى خمس دقائق تحت الماء |
| Balinaların davranış tarzlarını bozmamak için ekip, oksijen tüpleri olmadan dalmak ve nefeslerini olabildiğince uzun süre tutmak zorunda. | Open Subtitles | لتجنب التشويش على سلوك الحيتان، على الفريق إتّباع الغطس الحر من دون خزانات التنفس، يحبسون أنفاسهم قدر ما أمكنهم. |
| Bir küçük kız kuyudan düşecek olsa, bütün Amerika nefesini tutuyor. | Open Subtitles | الأميركييون يحبسون أنفاسهم في كل مرة تسقط فيها |
| Herkes yerli yerinde duruyor ve nefesini tutuyor. | Open Subtitles | كل الأشخاص جالسون في أمكنتهم يحبسون أنفاسهم. |
| Onlara, kötü nefesleri el verdiği kadar nazik davranacağım. | Open Subtitles | سأكون مهذبة بقدر ما أتحمل من رائحة أنفاسهم الكريهة |
| Son nefeslerine kadar cenneti yok eden melekten intikam almak isteyecekler. | Open Subtitles | حتى أنفاسهم الأخيرة. سوف ينتقمون من الملاك الذي فعل هذا بهم. الذي دمر الجنة. |
| Nefeslerinin izini sür. | Open Subtitles | تتبع أنفاسهم |
| Umarım nefeslerini uzun süre tutabilirler. | Open Subtitles | أتمني أن يستطيعوا حبس أنفاسهم لفترة طويلة. |
| Balinaların rutinlerini bozmamak için ekip oksijen tüpleri olmadan dalmak ve nefeslerini olabildiğince uzun süre tutmak zorunda. | Open Subtitles | على الفريق إتّباع الغطس الحر من دون خزانات التنفس، يحبسون أنفاسهم قدر ما أمكنهم. |
| Kan kusuyorlar, daha sonra da kırk adım atıp... son nefeslerini veriyorlar. | Open Subtitles | من سيتناول شيئاً سيتقئ دماً وبعد اربعين خطوة سيلفظون آخر أنفاسهم |
| Çalışanlar için ben bir sıkıntıyım sanırım çünkü iki hafta boyunca nefeslerini tutmak zorundalar çünkü yaptıkları bir hatayı bulmamamı umuyorlar, herkes için geçici birisiyim. | Open Subtitles | أحاول أن أقابل الناس في العمل و لكن كل مرّة نفس الشئ بالنسبة إلى قسم الحسابات أنا ألم لهم يجب أن يحبسوا أنفاسهم لمدة أسبوعين |
| Muhasebedekiler için bir baş belasıyım çünkü iki hafta boyunca nefeslerini tutup hatalarını bulmamam için dua ediyorlar. | Open Subtitles | بالنسبة إلى قسم الحسابات أنا ألم لهم يجب أن يحبسوا أنفاسهم لمدة أسبوعين آملين ألاّ أكتشف أحد أخطائهم |
| 15 dakika boyunca nefeslerini tutabilir, 150 metreye kadar dalabilir ve saatte 45 kilometre hıza ulaşabilirler. | Open Subtitles | بوسعهم حبس أنفاسهم لـ15 دقيقة، الغوص لأكثر من 500 قدم، و تصل سرعته لــ25 ميل في الساعة |
| Dünyanın dört bir yanında insanlar nefeslerini tutmuş durumda. | Open Subtitles | الناس في جميع أنحاء العالم يحبسون أنفاسهم |
| O kızları öldürmeye son nefeslerini verirken onlara dokunmaya değerdi. | Open Subtitles | أن أقتل أولئك الفتايات وأمسكهم بيدي بينما يحتضرون واستشعر أنفاسهم الأخيرة |
| Aynı şekilde nefes al nefeslerini benimse. | Open Subtitles | تحتاج لأن تتناغم معها وأن تجعل أنفاسهم ملكًا لك |
| Gece yarısı gelir ve bir kampüs nefesini tutar. | Open Subtitles | أتى منتصف الليل و حبس الجميع أنفاسهم |
| Başkan podyuma doğru yürürken Güney Afrika ve tüm dünya nefesini tutmuş durumda. | Open Subtitles | ، كما انه يصنع طريقه إلى المنصة ..."كل " جنوب أفريقيا ، وبالتأكيد العالم . يحبسون أنفاسهم |
| Şu an heyecandan nefesleri kesiliyordur. | Open Subtitles | لا بدّ أنّهم الآن حابسين أنفاسهم انتظاراً |