| Fakat itiraf etmeliyim ki katilin bu şehri seçmesine sevindim. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ بأنّي... سعيد أنّ القاتل اختار هذه المدينة |
| Ama itiraf etmeliyim ki penguenin başına gelenler çok üzüntü verici. | Open Subtitles | لكن علىّ أن أقرّ شعورك بالأسى تجاه البطاريق |
| Hakkını vermem gerek... | Open Subtitles | -يجب أن أقرّ بعمله، لقد وجدهم |
| söylemeliyim ki, karşı hamlen titizlik ve düzeni tercih edişini... göstermeseydi, tamamen değersiz olurdu. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ بأن نقلتك التالية لم تكن إلا انعكاس لنزعتك للنظام والتدقيق. |
| Şu porno film olayını yaparken oldukça iyi olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ... بأنك كنت بارعة في... تلك الحركات الخلاعية |
| kabul etmeliyim ki bir bayanın ihtiyacı olan şeyleri yaptın. | Open Subtitles | عليّ أن أقرّ ، تعرف كيف تشعر المرأة أنها مهمة |
| Hakkını vermeliyim. Seni ilk gördüğümde, bu gözümden kaçmış. | Open Subtitles | عليّ أن أقرّ لكَ بهذا حين رأيتكَ بالوهلة الأولى , لم أنتبه لهذا |
| Şüphesiz, burası büyük eski bir yer, ama itiraf etmeliyim ki kışları biraz iç karartıcı ve yalnız geçer. | Open Subtitles | حتى تكوني متأكدة، هذا منزل عتيق فاخر، لكن يجب أن أقرّ بأنه أيام الشتاء، يوقع في النفس بعض الوحشة والوحدة. |
| Komşularınıza bu evi nasıl kabul ettirdiğinizi merak ediyorum itiraf etmeliyim sizi gerçekten düşünüyor olmalılar. | Open Subtitles | ولكن يجب أن أقرّ أنني لا أعرف .. كيف أقنعت جيرانك بالموافقة على تأسيس مركز إعادة تأهيل مدانين في شارعهم، ولكن لابدّ أنهم يحبونك |
| Evet, Miami'ye bu davayı takip etmek için geldim fakat itiraf etmeliyim ki katilin bu şehri seçmesine sevindim. | Open Subtitles | نعم، جئتُ إلى (ميامي) لأتابع قضية ما ولكن يجب أن أقرّ بأنّي سعيد أنّ القاتل اختار هذه المدينة |
| İtiraf etmeliyim ki, bu rapor oldukça etkileyici, Bayan Knope. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ لكِ بذلك، هذا التقرير يبدو مذهلاً سيدة (نوب) شكراً جزيلاً، مدير البلدية |
| Hakkını vermem gerek Randy. | Open Subtitles | (يجب أن أقرّ يا (راندي |
| Ama söylemeliyim ki kendi komşularımı fazla önemsemem. | Open Subtitles | بالرغم من إني لا أبالي كثيراً بجيراني من الناحية الأخرى، يجب أن أقرّ. |
| Üzülerek söylemeliyim ki tedavi ettiğim... son hasta büyük aşık Don Juan De Marco romantizmden şikayetçiydi ve bunun tedavisi ne yazık ki yok. | Open Subtitles | ... للأسف، يجب أن أقرّ أن آخر مريض قمت بعلاجه أعظم العاشقين |
| Şunu söylemeliyim ki, bu döneklik ve zalimliktir. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ بأن هذا تعسفي واستبدادي. |
| Onun suçlu olduğunu söylemeliyim yoksa beni içeri atarlar. Aynı onun gibi. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ بأنه مذنب وإلا حبسوني مثله تماماً |
| Bazılarının başka hastalıkları olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | عليّ أن أقرّ أن بعضهم يعاني من أمراض أخرى. |
| Alacağım. Kızınızın çok şanslı olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ أن ابنتكِ فتاة محظوظة |
| kabul etmeliyim böyle korkunç bir kaderi böyle güzel bir çocukta olmasını istemem. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ أني ما كنت لأتصور مثل هذا المصير المريع لطفل برئ |
| Hakkını vermeliyim, hemen konuya giriyorsun. | Open Subtitles | حسناً، يجب أن أقرّ لكِ. دخلتِ بصلب الموضوع مُباشرة. |