| Pierre'i severim, ama olmasa daha iyi olur. | Open Subtitles | أنا أحب بيـير .. لكن هذا أفضل أن لا يكون هناك. |
| Bunu kimin ayarladığını bulmak, çok zor olmasa gerek. | Open Subtitles | يجب أن لا يكون من الصعب جدا إكتشاف من فعل هذا |
| Her gece yatağa yatıp bunun böyle olmaması için dua ettim ama artık biliyorum bu böyle... | Open Subtitles | أتمدد في السرير ليلة بعد ليلة أدعو أن لا يكون ذلك حقيقي لكني أعرف الآن .. |
| Gündemimiz mültecilerin ülkemize gelmesini nasıl engelleyeceğimiz olmamalı. | TED | يجب أن لا يكون الحل منع اللاجئين من القدوم إلى بلداننا. |
| Teal'c, bizim eklediğimiz silah sistemi etkilenmiş olamaz, değil mi? | Open Subtitles | تيلك نظام الأسلحة الذي ركبناه يجب أن لا يكون متأثرا, صحيح |
| Sakın sapık olmasın. Annem hiç susmaz sonra. | Open Subtitles | ارجوا أن لا يكون منحرف امي لن تسكت ابداً |
| Ronnie Brewer cinsel tacize uğramadı, yani şüpheli pedofil olmayabilir. | Open Subtitles | لم يُعتدى جنسيا على روني بروير, لذا من الممكن أن لا يكون ذلك استغلال جنسي للأطفال |
| Her türlü kötü habere hazırım ama umarım ciddi bir hastalık değildir. | Open Subtitles | ،أنا مستعدة لأيّ أخبار سيئة ولكنني أتمنى أن لا يكون مرض خطير |
| Televizyon şovuyla alakalı saçma şeylerden biri olmasa iyi olur. | Open Subtitles | من الأفضل أن لا يكون هذا عملية إختطاف من أجل هذا البرنامج التلفزيوني |
| Ver şunu bana. Yiyeceklerle alakalı olmasa bari. | Open Subtitles | دعني أرى هذا من الأفضل أن لا يكون متعلقاً بالطعام |
| İlişkin konusunda hiç bir konrolün olmaması nedir bilir misin? | Open Subtitles | هل تعلم ما يشبه هذا؟ أن لا يكون لك سيطرة في العلاقة أبداً |
| Fakat güvenecek kimsenin olmaması çok acı. | Open Subtitles | و أن لا يكون لديك أحد لتعتمد عليه , هذا قاسي بحق |
| Sonra da çok geç olmaması için dua edeceğiz. | Open Subtitles | وبعد ذلك أتمنى أن لا يكون الأوان قد فات على إيقافه |
| Bu dünyada, sahip olduğumuz refahla hiç aç çocuk olmamalı. | TED | يجب أن لا يكون هناك أطفال جياع في هذا العالم مع هذه الثروات الغنية التي نمتلكها. |
| - Aramızda sır olmamalı. | Open Subtitles | يجب أن لا يكون هناك أسرار بيننا .. عزيزتي. |
| Geçmişim olmamalı. Hiçliğe ulaşırsam yeniden başlayabilirim. | Open Subtitles | أريد أن لا يكون لي ماضٍ، إن وصلت للصفر بإمكاني البدأ من جديد |
| Savaş hazırlanıyor bir savaşçı yorgun olamaz. | Open Subtitles | محارب يحضّر لمعركة لا يمكن أن لا يكون مرتدياً ملابس |
| Nick George bizim aile avukatımız olamaz, bu kadar açık. | Open Subtitles | يجب أن لا يكون نك جورج محامي عائلتنا، بسيط و واضح |
| Benimkinde sakın Gravy sos olmasın. | Open Subtitles | لكن احرصي على أن لا يكون فيه مرق اللحم بأي شكل من الأشكال |
| Umalım ki, her şey yerli yerinde olmasın. | Open Subtitles | لنأمل أن لا يكون هنالك أمر يعيدنا لنقطة الصفر |
| Belki sadece Ocak ayı olmayabilir. | TED | حسنا، ربما ينبغي أن لا يكون يناير فقط. |
| - Beni bağışlayın. - Umarım ciddi bir şey değildir. | Open Subtitles | ــ اعذروني جميعاً ــ أتمنى أن لا يكون الأمر خطيراً |
| Umarım kötü bir şey olmamıştır. Masamda görüşürüz hayatım. Baba! | Open Subtitles | أتمنى أن لا يكون هناك مكروه سأقابلك عند طاولتي |