| Arabasının GPS'nin son koordinatları bugün beni senin kulübene götürdü. | Open Subtitles | فآخر إحداثيات نظام الملاحة بسيارتها قادتني إلى موقع كوخك اليوم. |
| Çok kesin bir şey olmasını istiyorduk, diğer yandan GPS koordinatları, enlem ve boylam aşırı karmaşıktı. | TED | وأدركنا حينها أننا أردنا شيئًا بالغ الدقة، لكن إحداثيات الملاحة المعتمدة على خطوط الطول والعرض معقدة أكثر من اللازم. |
| Telefon operatörü ile temasa geçip telefonun koordinatlarını bulup bulamayacağımıza bakar mısın? | Open Subtitles | هلا تحاولي الإتصال بمزود الخدمة لتحاولي أن تحضري إحداثيات موقع الهاتف ؟ |
| - Son olayın koordinatlarını biliyordu. Onları da yazmaya çalışmış. | Open Subtitles | كانت تعرف إحداثيات الحدث التالي و كانت تحاول ان تكتبها |
| "C" ışığın hızı, "X", "Y" ve "Z" ise uzamsal koordinatlar. | Open Subtitles | حيث أنّ سي سرعة الضوء و إكس، واي، زد إحداثيات مكانية |
| Yeni bir koordinat düzeni yarattı ve tüm DHD'lere yaydı. | Open Subtitles | لقدا أنشاء نظام إحداثيات جديد لأجهزة التحكم بطلب البوابة |
| Bulundukları bölge, harita koordinatları: 8-7-3, 1-4-4. | Open Subtitles | الموقع الحالي، إحداثيات الخارطة 8 ـ 7 ـ 3 ـ 1 ـ 4 ـ 4 |
| Bulundukları bölge, harita koordinatları: 8-7-3, 1-4-4. | Open Subtitles | الموقع الحالي، إحداثيات الخارطة 8 ـ 7 ـ 3 ـ 1 ـ 4 ـ 4 |
| Terörist destek hareketi için... koordinatları tarayın. | Open Subtitles | إحداثيات المسح الضوئي لأي نشاط إرهابي مـدعـومـ |
| Kartezyen koordinatlar, kodlanmış kartezyen koordinatları. | Open Subtitles | إنها إحداثيات ثلاثية من المؤكد إنها إحداثيات ثلاثية |
| -EDI teğmen Wade için koordinatları bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تخترق ـ بريمو ـ وتجد إحداثيات قذف الملازم ـ وايد ـ |
| Eğer gözlemlerimi doğrulayamıyorsanız, koordinatları yanlış almış olmalısınız, çünkü orada kesinlikle bir şey var. | Open Subtitles | إذا لم تستطع تأكيد ملاحظاتي لابد أن لديك إحداثيات خاطئة لأنه بالتأكيد هناك هناك شيء ما بالإعلى هناك |
| Her takımdaki bir kişiye Kâhin'in olası koordinatlarını veririm diğer kişiye de kimliğini. | Open Subtitles | حسنٌ، سأعطي شخصاً من كل فريق إحداثيات المستبصر المُحتمل، وسأعطي الشخص الآخر هويته. |
| Analog frekanslı. GPS koordinatlarını taşıyan dijital bir sinyali yok. | Open Subtitles | لا توجد إشارة رقمية حتى نتمكن من تحديد إحداثيات الموقع |
| Adınızı alıp sizin ve barakanızın fotoğrafını çekiyoruz ve GPS koordinatlarını alıyoruz. | TED | نأخذ اسمك، ونأخذ صورة لك وصورة لكوخك فنحصل على إحداثيات نظام تحديد المواقع. |
| Bir denklem çizdi. Bir yeri belirten koordinatlar. | Open Subtitles | لقد قامت برسم معادلة إحداثيات التي سوف تقودكم إلى مكان ما |
| Sadece bir kişiyi taşır. koordinatlar olmadan uçmak zorundaydım. | Open Subtitles | يمكنه حمل واحدٍ فقط . حتى أنني اضطررت للانتقال بدون إحداثيات |
| Bir ara, bir tur koordinat olabileceklerini dusundum. | Open Subtitles | ظننت مرة إنها قد تكون إحداثيات من أي نوع. |
| Acil Durum bekleme koordinatlarına sıçramayı tavsiye ediyorum. | Open Subtitles | أوصى بأن نعبر إلى إحداثيات الطوارئ البديلة |
| İki tane iki kenarlı koordinatı bir kerede programlamak istersek? Bu yapılamaz. | Open Subtitles | ماذا إذا أردت أن تفعل برنامج ينسق إحداثيات ثنائيان فى آن واحد؟ |
| Bizi yanlış koordinatlara göndermek için tekrar programladı. | Open Subtitles | لذا برمج سيارته لترسل إلينا إحداثيات خاطئة. |
| Yeni kordinatlar istiyoruz. Yeni bir bölge gerek, tamam. | Open Subtitles | أطلب منكم إحداثيات إستخراج جديدة. |
| Uçuş hedef koordinatlarımız gayet sıkı şekilde korunuyordu, ama... sana kesin olarak söyleyebileceğim şey İstasyon 42'ye uçmadığımız. | Open Subtitles | إحداثيات وجهة الرحلة محمية بشكل جيد و لكن ... .. ـ |
| Bu faksta en ince ayrıntısına kadar yeriniz GPS koordinatlarınız, arabanın markası, modeli, kilometresi hatta Cadillac'ın araç şasi numarası bile vardı. | Open Subtitles | وهذا الفاكس أعطانا موقعك الدقيق، إحداثيات نظام تحديد الموقع، نموذج كامل وعدد الكيلومترات، |