| Ama pazarları onunla top oynayacak ya da plaja götürecek birine ihtiyacın olursa ben gönüllüyüm. | Open Subtitles | إذا إحتجتي أحداً يوماً ليلعب بالكرة معه في الجوار في ايام الاحد ويأخذه الى الشاطئ |
| Telefonum orada çekecek mi bilmiyorum ama, eğer bana ihtiyacın olursa, beni nerede bulacağını biliyorsun. | Open Subtitles | لا أعرف إذا كان هناك إستقبال للهاتف ولكن إذا إحتجتي لي تعرفين أين ستجدينني |
| Ayakkabı için falan paraya ihtiyacın olursa bana söyle. | Open Subtitles | إذا إحتجتي المال من أجل الأحذية الرياضية . أو أي شيء , فقط أخبريني |
| Bana ihtiyacın olursa yanında olacağım. | Open Subtitles | سأكون فى الجوار إذا إحتجتي إلى |
| Eğer yardıma ihtiyacınız olursa, ben varım. | Open Subtitles | حسنا , إذا إحتجتي أي مساعدة فأنا جاهز |
| Bir şeye ihtiyacınız olursa, lütfen haber verin. | Open Subtitles | إذا إحتجتي أي شيء ستخبرينا ؟ |
| Bir ihtiyacın olursa çekinmeden alabilirsin. | Open Subtitles | إذا إحتجتي أيّ شئ، ساعدي نفسك . خذي السرير الآخر . |
| Bir şeye ihtiyacın olursa yan taraftayız. | Open Subtitles | ، نحن في المنزل المجاور ...إذا إحتجتي أيّ شيء |
| Eğer bir şeye ihtiyacın olursa beni ara. | Open Subtitles | إتصلي بي إذا إحتجتي أي شيء |
| Pekala. Eğer Lex'in cenazesi için Araca ihtiyacın olursa haberim olsun. | Open Subtitles | حسناً إذا إحتجتي لتوصيلة إلى جنازة (ليكس) |
| -Yayına... -İki saatten az kaldı. İhtiyacın olursa ara. | Open Subtitles | إتصلي بي إذا إحتجتي إلي |
| Bir şeye ihtiyacın olursa ben buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا إذا إحتجتي لأيّ شيء |
| Eğer birşeye ihtiyacın olursa... Teşekkürler, yok. Bize herhangi bir bilgi veremiyor. | Open Subtitles | إذا إحتجتي لأي شيء - شكرا لا أحتاج - |
| Bir ihtiyacınız olursa seslenirsiniz. | Open Subtitles | إذا إحتجتي لأي شيء فقط ناديني |
| Bir ihtiyacınız olursa seslenirsiniz. | Open Subtitles | إذا إحتجتي لأي شيء فقط ناديني |